Kaydet
a- | +A

Fil avcılığı zordur. Fili canlı olarak yakalayacak, sonra da onu uzak diyarlara taşıyacaksınız. Kimi hayvanat bahçelerine gönderilecek, kimi eğitilip sirklere... Ama fili nasıl yakalayacaksınız. Derisi kalın, bayıltıcı iğne olmuyor. Vursanız yaralanıyor, ölüyor. Bilirsiniz fillerin diz eklemleri pek gelişmemiş. Onun için de düştükleri çukurlardan kolay çıkamıyorlar. Fillerin su içmek için belli zamanlarda belli yerlerden gittiğini bilen fil avcıları, o yolun kenarına 1.5 metrelik bir çukur kazıp, üstünü çalı çırpı ile örtüyorlar.

Filler sürü halinde oradan geçerken birileri, sürünün sonuna doğru küçük filler geçerken havaya bir el ateş ediyor.

Yana kaçmaya çalışan fillerden biri çukura düşüyor. Diğer filler kaçıp gidiyorlar.

Siyah elbiseli bir adam gelip başlıyor fili dövmeye. Fil kuduruyor ama, bir şey yapamıyor. Akşam oluyor, sabah oluyor aynı işkence, su yok. Yiyecek yok...

Tam da gün yükselirken beyaz giysili beyaz bir adam geliyor ve siyah adamın elindeki sopayı alıp atıyor ve başlıyor siyah adamı dövmeye, Fil ise olanları izliyor. Sonra bir kova ile file su sarkıtıyor. Yiyecek atıyor. Ardından da kazma-kürek getirip başlıyor kazmaya, akşam üstü fil çıkacak kadar bir yol açıyor. Fil çıkıyor ama bir yere gitmiyor.

Beyaz adam az ileride bekleyen kamyona doğru giderken, minnet borcunu ödemek için kurtarıcısının peşinden giden yavru fil, başına geleceklerden habersiz şekilde kamyona tıkılıyor.

Aslında siyah adam beyaz adamın ortağıdır.

> 40 yıllık koku Fatma Girik bir dönem Şişli Belediye Başkanlığı yaptı.

Sonra televizyoncu oldu. Memduh Ün, başkanlıktan sonra televizyonculuğa soyunan Fatma Hanım için şöyle bir şey söylemişti: Hep emretmeye alışmış, bu alışkanlığını programında devam ettiriyor. Kaç sene sonra normal hayatına döndü bilmiyorum.

Ama fark ettiğim bir şey var. Bir ağaya 30 yıl kahyalık yapmış bir adamı belediye başkanı yapsanız..attığı her adımda kahyalığının izlerini görürsünüz. Bütün melekeleri ağasına her an hesap vermek zorunda olan bir adamın kalıbına oturur. 30 yıl memuriyetten sonra başkan bakan olanla, 30 yıl ticaretten sonra olanın tavırları hep farklıdır. Yokluktan gelenle..Varlık içinde büyüyenin farklı olduğu gibi..Zenginliğin de fakirliğin de 40 yıl kokusu çıkmazmış dedikleri şey bu galiba..Memurluğun da çıkmaz..Tüccar kökenli bir ailenin memur çocuğunun da.. Eğitimleri aynı da olsa..5-6 genci yan yana dizdiğiniz zaman hangisinin esnaf çocuğu, hangisinin memur çocuğu, hangisinin varlıklı aileden geldiği, hangisinin yokluk içinde büyüdüğü fark edilebilir. Çok para, üzerinden bir nesil geçmeden insanları varlıklı yapmıyor. .... Katmanlar arası geçişlerdeki sarsıntının az olması için asgari standardın yükselmesi lazım. Gelişmiş ülkelerde hep verilen örnek vardır. Hamburgercide çalışanla yüksek memurun hayat standardı mukayese edilebilir. Hamburgercinin dudaklarını uçuklatacak bir fark görülmez. İkisinin de arabası vardır. İkisinin de bahçeli evi vardır. İkisi de tatile gidebilir..Ama öbürü daha iyisinde oturur, daha iyisine binebilir, daha iyi yere gidebilir vs. Bizde de köftecide çalışan adam diğerleri ile mukayese edilebilir hale gelirse geriye detaylar kalır.

ÖNE ÇIKANLAR