Adamın canı nasıl isterse öyle tıraş ediyor. Her seferinde, kendi kendime söz veriyorum: Eğer bir daha gelirsem, diyeceğim ki... Nerede o yürek.. Bir daha gitme işi benim kararıma kalmıyor ki.. Daha çarşının alt katına inerken hipnotize edilmiş hasta gibi, görünmez adamın komutlarıyla kuzu kuzu gidip koltuğa büzülüyorum. Yine nasıl istediğimi soran yok.. Elektrikli makineyi alttan dayadı mı üstten çıkıyor.. Koyun kırkar gibi. Dur, bi dakka demeye bile fırsat bulamıyorum... Hele biraz da iki tıraş arasını uzun tutmuşsam, makineyi kafamın derisini soyacak şekilde bastırdığını hissediyorum. Sanki bir ikaz.. Bir daha tıraşa gecikme der gibi. Tıraştan sonra boynu bükük, mahzun bir kılığa bürünüyorum. Hayıflanıyorum, söyleniyorum, homurdanıyorum.. Yahu, diyorum, tıraş olurken bile derdini anlatamayan adamdan ne hayır gelir. Kendi kendine söz veren, her seferinde isteğini bir sonraki tıraşa erteleyen.. zavallı adamdan.. Oysa işi gücü olmayan adamlar tanıyorum.. Kafalarından her kılın koparılışı ayrı bir seremoniyle oluyor. Bu işin sırrı ne? Azıcık adamdan sayılmanın sırrı.. ..... Bayram üstü.. Benzin dolduran pompacıya 5 milyon lira bahşiş veriyorum.. Adam "sağol canım" der gibi bir edayla alıp cebine atıyor, arkasını dönüyor.. Ben de akıl yürütüyorum: Demek ki artık 5 milyon bahşiş bile sayılmıyor. Bir hafta sonra aynı yerde adama, bir arkadaşımın 250 bin lira bahşiş verme sahnesini görünce dudaklarım uçukluyor. Arkadaşım parmak işareti yapıyor, pompacı koşarak geliyor.. Arkadaşım 250 bin lirayı uzatıyor, pompacı kraliçeye reverans yapan hizmetliler gibi diz kırıp kenara çekiliyor. ..... Fiyat sormak için gittiğim oto lastikçisi.."kaç lira" demeye fırsat kalmadan, arabayı havaya kaldırıp dört tekeri sökmüş oluyor. ..... Hal böyle olunca ciddi konulara el atmaya korkuyorum, utanıyorum.. Ola ki, biri der ki, sen önce berberine, pompacına, lastikçine derdini anlat, sonra gel.
Enflasyon hesaplayıcı tcmb.gov.tr''de enflasyon hesaplayıcısı var. Hesapların neye göre nasıl yapıldığı da anlatılmış.
Temel mantığı şu: Filan tarihte misal 1975''in haziran ayında 1500 liraya doldurulan (içindekiler belli olan) bir sepet bugün kaç liraya doldurulabilir. Oradaki hesaba göre: 1987 senesinin nisan ayındaki 350 bin lira bugünün 1.558.000.000 lirasına denk. 2000 senesinin nisan ayındaki bir milyar lira bugünün 3.2 milyar lirasına.. Vakti olanlar için keyifli tarafı da var. Yıllar önce o günün şartlarında ucuz zannederek aldığınız otomobili bugünkü hesapla iki otomobil parasına aldığınızı, bazı şeylerin zaman içinde ucuzladığını, bazılarının aynı kaldığını.. Kendinizi çok rahat hissettiğiniz yıllarda elinize geçenin bugüne göre düşük olduğunu görebiliyorsunuz.

