Depremle yatıp kalkıyoruz.
Vatandaş da bu işlere kafa yoruyor.
İşte bir teklif.
Faruk Öztürk, yıkmak yerine kat izni verelim vatandaş evini müteahhide yaptırsın, diyor.
Kat izni emsal teşkil edeceği için binası çürük olmayan da yıkıp bu izinden istifade etmek isteyecektir. İşin bu kısmına nasıl bir çözüm bulunur, bilmiyorum.
Ama neticede yalın, masum bir teklif. Üzerinde düşünülmesi kazım:
"Benim ülkedeki binaların yenilenmesi ile ilgili bir fikrim var. (Başbakanımız bu konuda her şeye rağmen adım atacağını söylemişti.)
Bence bu iş devletin, 'ben yıktım oldu' mantığı ile çözülemez.
Neden;
İlçe merkezindeki binaların ederleri çok yüksektir. Yani ortalama bir ilçedeki 40 m2 bir dükkanın ederi 150 bin TL'den az değildir. Ben bunu yıkarım size dağın başından bir dükkan veririm derseniz kimse razı olmaz. Bunların ederini size verelim denirse buna bütçe dayanmaz.
Hakeza dairelerin durumu da aynı. Lüks, büyük ve manzaralı bir daireyi alıp insanları 90 m2'ye razı edemeyiz.
Çözüm;
Çözüm ilçe merkezlerinden başlamak üzere şöyle ilerlemelidir; (ilçe merkezlerinde ortalama binaların 5 kat olduğunu varsayarsak;
1-Bütün ilçe merkezlerinde 10+kata ruhsat verilmeli.
2-Bu yapılar tamamen eski bina ile aynı alan üzerine yapılmalı. Yani çekme küçültme vs. yapılmayarak mülk sahiplerinin gönüllü rızası alınmalı.
3-Bu işi özel sektöre bırakmalı. 5 katlı bir binaya müteahhit 10 kat yaptığında kendi de kâr eder, oturanlara da sıfır aynı ebatlarda aynı mevkide daire dükkan vs. verir.
4-Gücü yeten binasını kendi yapabilmeli.
5-TOKİ'ye sağlanan avantajlar özel sektöre de sağlanmalı.
6-Müteahhidin almadığı binalar devlet destekli krediler ile TOKİ'ye yaptırılmalı.
7-Doğru yapılmış 10 katlı bina problemli 5 katlı binadan daha güvenlikli olacaktır."
72 yıl
Geçen gün bir gazetede 1939 Erzincan depreminden bugüne kadar onlarca depremden sonra hükümet ileri gelenlerinin beyanları ve alacaklarını söyledikleri tedbirler listelendi.
Her seferinde bundan sonra müsamaha yok, bu işi kökünden halledeceğiz, denmiş.
Yönetmelikler yayınlanmış.
Gele gele 1999 İstanbul (veya Gölcük) depremine kadar gelinmiş.
99'da bir kere daha seferber olunmuş, sonra unutulur gibi olmuş. Van depreminden sonra konu bir kere daha masaya yatırılmış.
Ne yapılmışı yapılmamışı bir yana aradan 72 yıl geçmiş.
Hepimiz suçluyuz deyince kızıyorlar. 72 yılı yok sayıp Van'da yıkılan iki otele sanık bulunca 72 yılda yapılandan farklı bir şey mi yapmış olacağız.
Biraz da vatandaş dert edecek.

