Bağımsız adaylar.. (Biliyorsunuz bu seçimde "bağımsızlar" deyince farklı bir anlamı var, lafı dolaştırarak DTP demiş oluyoruz)
seçmenlerinin oy verme kabininde yanlışlık yapmaması için çeşitli formüller geliştirdiler.
Yine bu seçimde, niyetimiz ne idi hâlâ anlayabilmiş değilim..meclisten nerede ise ittifakla
bağımsız adayların da birleşik oy pusulasında yer almasına karar verdik.
Onlarca partinin yanına, onlarca da bağımsız ilave edilince uzuuuuuuuuun bir pusula oldu o bölgede.
Okuma yazması olmayan seçmen, okuması varsa da o kadar isim arasında resimsiz adayını bulmak zorunda kalan seçmen ne yapacak?
Yanlışlık yapması muhtemel..
Malum biz de çok titiziz..mühür azıcık sağa kayar, azıcık sola kayar..mürekkep fazla gelir pusulayı katlarken öbür tarafta leke olur.. Sandık kurulu da bu seçmen oraya mı vermişti, buraya mı vermişti, mühür hangi tarafta idi gibi sorulara yüksek hassasiyetinden dolayı cevap veremez
oyları iptal eder, ziyan eder.
İşte bu riski en aza indirmek için bağımsızların seçim ofisleri hummalı bir çalışma ile seçmenlerine yol gösteriyor.
Örnek pusulalar basmışlar, örnek pusulada adaylarının sırasını seçmene ezberletiyorlar.
Düğümlü ip formülü bulmuşlar, ipi kabine girince pusulanın üzerine serin, düğümün denk geldiği yeri mühürleyin diyorlar.
Şablon hazırlamışlar, bu şablonu size verilen pusulanın üzerine serin, bu delikten mühürünüzü basın, diyorlar.
Yadırganacak bir tarafı var mı?
Yani niye böyle yapıyorlar diyebilir miyiz.
Bence diyemeyiz.
Hani bizim bir iddiamız var ya, seçmen iradesinin en iyi şekilde sandığa yansıması vs.. Bu hesapla bu iş devlete düşerdi.
...
Uzun zamandır devam eden bir reklam kampanyası var: Sandığın içindeki tehlikenin farkında mısınız diyor bu reklam.
Bu reklamda kastedilen bağımsızlar değil.. Ama kim olursa olsun her şeyden önce seçmeni aşağılayan bir ifade.. Bence hakaret içeriyor. Bize, siz geri zekalısınız, kimi seçeceğinizi bilemezsiniz.. Aman ha bir yanlışlık yapmayın, diyor.
Bu telkinler sizde hangi duyguları uyandırıyorsa, bağımsızlarla ilgili itham, ima ve telkinler de o bölgedeki seçmen üzerinde aynı etkiyi yapar, aynı duyguları uyandırır.
....
Dün hariciye kökenli bir adayın şöyle bir beyanı vardı: Ben o insanlarla (DTP kökenli bağımsızları kastediyor) parlamentoda aynı sırada oturmam.
Bence bu beyan da ilandaki gibi seçmenlerin bir kısmına hakaret sayılır.
Ortada bir suç yok.
Seçilmelerine mani bir durum yok.
Bu peşin tavır niye..
Parlamento aritmetiğinin nasıl oluşacağı belli değil.
Bugün yanyana oturmam, dediklerinizle yarın işbirliği yapmak zorunda kalırsanız biz yadırgamayız da siz ne yaparsınız?

