Kaydet
a- | +A

Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız kaç yaşında? Nüfus kağıdına göre 79 yaşında. Genel müdürlüğünden itibaren hesap ederseniz 45 senesi kamu hizmetinde, siyasette geçmiş. Görmüş, geçirmiş, çile çekmiş, yorulmuş, bunalmış, düşmüş, kalkmış.. Gelinecek hangi makam varsa gelmiş. Allah uzun ömür versin, bu yaştan sonra beklentisi ne olabilir. Yani artık dengeleri bozmayayım, filanı üzmeyeyim, falan yerle de iyi geçineyim, ortadan bir laf edeyim, gibi kaygısı olabilir mi? Mesela herkesin ezilip büzülerek, kırk defa düşünerek konuştuğu bir konuda rahatlıkla, "Bu yanlıştır, bu da doğrudur" diyebilir. Asker siyasetçi ilişkisinin nasıl olması gerektiğini söyleyebilir. Bizdeki demokrasiye bir isim koyabilir. Hale yola girmesinin önündeki engeli açıklayabilir. Bize açıklanan gerekçelerin makul olup olmadığı konusunda hakemlik edebilir. Yakın geçmişimizi yorumlar. Görevde iken, "Tabii ki hatıralarımı yazmayı düşünüyorum.. ama bazı şeyler var ki benimle birlikte toprağa gidecek" demişti. Artık devlet sırrı kavramı da değişti. Önümüze ışık tutacak sırları bizimle paylaşabilir. Belki ortalık biraz karışır, sular bulanır ama sonra da durulur. ..... Siyaset üstü olmak nasıl birşey.. Ortadan gitmek gibi mi.. Sen de haklısın, sen de haklısın.. Sen de biraz dikkat et, sen de biraz sabret gibi. Neyse gerçeklerle yüzleşelim artık.

ORHAN PAMUK''TAN

"Bakın, benim herşeyim olsa, yine şu an yaptıklarımı yaparım. Bir ödev gibi de yapmıyorum bunu, eğleniyorum. Para, içinizdeki ezikliği, öfkeyi, insanı sanatçı yapan ikinci sesi, hırsı, hıncı, hâlâ yaşadığınızı kanıtlama isteğini azaltmıyor. Ün belki bunları biraz azaltıyor ama para değil. Ün insanı o tür ezikliklerden kurtarır. Bir kalabalık salona girince üzerimden terler akar, suratım kızarır, gözlüklerim nemlenir, konuşamazdım. Çok açık bir şekilde ün benim bunları aşmama yaradı, para değil."

MİSAFİRLİK YÜZÜMÜZ

Söz kimindi hatırlamıyorum: -Gazeteciler, kendi aralarında konuştuklarını gazetelere yazsalar, bugünkünden çok daha kaliteli ve samimi olur, demişti birisi. İki yüzlü gibi olduk. Herkes inandığını ve düşündüğünü kendisine ve yakın çevresine saklıyor, misafirlik yüzüyle piyasaya çıkıyor.

ÖNE ÇIKANLAR