Kaydet
a- | +A

İyi ve kötü bilinmeden insan nasıl dilekte bulunur? Önümüzdeki aylar için açıkçası bir tedirginliğimiz var. Tedirginliğe sebep olabilecek olaylar da sıralanıyor. Seçenekleri de.. Ama biz bu seçeneklerden hangisinin iyi olduğunu bilmiyoruz. Erken seçim mi iyi, vaktinde bir seçim mi? Cumhurbaşkanını bu parlamentonun seçmesi mi iyi, yenilenen bir parlamentonun seçmesi mi? Ağustos şûrasında her şeyin beklendiği ve öngörüldüğü gibi gitmesi mi iyi, sürpriz sonuçlar mı? İran konusunda ABD''nin yanında yer almamız, istenen taahhütleri vermemiz mi iyi, "hele bakalım, gelişmeleri görelim, biraz düşünelim, sonra biraz daha düşünelim" demek mi iyi? Hem sonra birçok konuda bir sürü grup, kurum, şahıs, düşünce önderi bir şeyler söylüyor. Bunlar birbirini destekleyen şeyler de değil. Hangisinin söylediği doğru? Aklımızla mı ölçüp tartıp bir karara varacağız, birine mi danışacağız? Bize göre doğruyu bulmanın yolu ne? ..... Eskiden dua edilirken, Yarabbi, hakkımızda hayırlısını nasip et, denilirdi. Şimdi devlet geleneğinde dua etmek de yoktur. Nadiren de kullanılsa usul, söyleyin Diyanet''e, bu konuda bir hutbe hazırlatsın..bütün camilerde okutsun oluyor. Aziz cemaat vergi verin..Aziz cemaat terörün her türlüsü kötüdür..İslamiyet terörle bağdaşmaz. Aziz cemaat kan verin..Kızılay''a da yardım edin..Duygusallıktan çok mekanik bir işlem gibi..Sıcağı biraz açın, soğuğu biraz kısın..gibi.. Amerika başkanı, ülkesi için dua istese..herkes kendi dinine, inancına göre duasını eder. Olağanüstü hallerde kenetlenmesini de bilir. Bizde böyle hallerde ismi etrafında kenetlenebileceğimiz, iyiyi, kötüyü, müjdeyi, felaketi ağzından duyabileceğimiz sembol bir isim de yok. İsimler var..İsimlerin çevresinde toplananlar var..Yahut toplananların kendilerine göre isimleri var. Yarın bir gün ihtiyaç hasıl olduğunda hangi argümanları kullanarak kamuoyunu yekvücut hale getireceğiz. Kutsal kavramlar ya yaralanmış, ya içi boşaltılmış. İnsanların çoğunda bu kavramlar eliyle aldatılmışlık hissi var. Korku ile sadakat aynı kapıya çıkmaz ki..İşimiz eskisi kadar kolay değil. Biraz gür ses çıkararak, bu böylerdir, böyle biline ve yapıla diyerek, zor toparlarız ve toparlanırız gibi geliyor bana. Meydanda başkaları da var. Kamuoyunu dalgalandırmak tekelimizde değil artık.

> Yalancı emzik gibi İki psikiyatrın konuşmasından bir bölüm: Prof. Ahmet İnan ve Prof. Cengiz Güleç''ten.. "Biz kendimizi üstün millet olarak konumlandırdığımız için yalnızlığa mahkum ediyoruz. Türk''e Türk''ten başka dost yok demek, torpilli ve başkalarından ayrı bir milletiz, demektir. Tamamen çocukça ve bencilce bir görüştür. Kendi milletinin torpilli olduğunu, ayrı bir yeri olduğunu düşünmek aynı yalancı emzik emmeye benzer. İlk önce emme tatmini veren ama daha sonra mide salgısını uyardığından dolayı daha fazla açlığa sebeb olan bir yalancı emzik gibidir.

ÖNE ÇIKANLAR