Kaydet
a- | +A

Talabani ya da Barzani, sivil vatandaş olarak gelip İstanbul sokaklarında dolaşsa..Tanıyan olursa

ve yalnız olduklarını fark ederlerse, düzeltiyorum fark edersek fırsat bu fırsat deyip hakaret ederiz herhalde..En azından etmeye yelteniriz. Diktatör Esat''ın oğlu gelse..O da sivil dolaşsa tanıyanlar el sallar..yan yana fotoğraf çektirirler.

İran''dan Ahmedinecat gelse tepki görmez.

Soru da burada başlıyor zaten:

Talabani''ye Barzani''ye hakaret etmesi muhtemel insanları bir salona toplayıp her birinin eline tek tek ve sırayla mikrofon verip yarım saat konuşma hakkınız var ve sınırlama yok, niye kızıyorsunuz bu insanlara deseniz size sıralayabilecekleri ne var?

Kamuoyu oluşturmak böyle bir şey işte..Çok da mantıklı sebebler aranmaz. Soru da sormazlar.

Farkında mısınız, biz hep Kuzey Irak tabirini kullanırız.

Geçmişte de hep Güneydoğu sorunu derdik.

Sonra bunun başka yerlere çekilebileceğini düşünerek yahut fark ederek (Güneydoğu) ibaresini kaldırdık.

Vazgeçtim Talabani''den Barzani''den..Sokaklarda "Kerkük" diyerek mikrofon dolaştırın, bakalım kim ne biliyor.

Bilen yoksa, özetleyin, niyetinizi söyleyin tekrar sorun: Oraya özel ilgi duymamızın gerekçeleri herkesin aklına yatıyor mu?

Aynı gerekçelerle başkaları da başka yerlerde müdahil olmaya yeltendiği zaman, biz, "Hayır siz müdahil olamazsınız" dersek..Çelişki oluyor mu olmuyor mu?

Şunu söylemek istiyorum: Kerkük kadar Kuzey Irak''takilere de hamilik etseydik kaybımız ne olurdu?

Destekleseydik..

Elektrik verseydik, su verseydik, hatlarını döşeseydik, hastaneler yapsaydık, teknoloji aktarsaydık, askerlerini eğitseydik, ileri gelenlerini onore etseydik, herkesten önce ağırlasaydık, herkesten çok itibar gösterseydik..

Olmazdı mı diyorsunuz, yoksa tövbe tövbe deyip şaşırmış gibi mi yapıyorsunuz?

Bugün zaten U dönüşü çok kolay değil, ateşin üstünü küllemek belki..Ama çok yönlü düşünmenin ne zararı var?

Kimsenin iç işine karışmamak bizim prensibimiz değil miydi? Niye o zaman komşuda ne olup bittiğini dert ediyoruz?

Eğer ucu bize de dokunabilecek gelişmeler varsa müdahil olma niyetinde isek niye zamanında iştirak etmedik.

Hasılı yerli yerine oturmayan, bir şeyler var..İster çelişki deyin, ister tutarsızlık, ister çaresizlik, ister kararlılık..ister temkin.

.....

Komşumuz Irak''ın

bir an önce huzur ve istikrara kavuşmasını dilemek kolay bir iş. O kadarını ben bile oturduğum yerden yapabiliyorum.

Huzur ve istikrara kavuştuktan sonraki yapı önemli.

İnşallah nasıl bir yapıya kavuşabileceğini öngörmüşüzdür.

.......

Hatırlar mısınız, yirmi sene önce, "Kürt yoktur, herkes Türk''tür, onlar karda yürürken kart kurt sesi çıkardığı için Kürt denmiştir" teorimiz vardı.

Bu teorimizden altı sene sonra Demirel, "Kürt realitesini kabul ediyorum" demişti.

Öngörü mesafesini tahmin edebilmeniz için hatırlattım.

ÖNE ÇIKANLAR