Amerika''nın Ankara Büyükelçisi, "Türk iç politikasında ve medyasında belli oranda bir kakofoni ve gürültü hep var" diyor. Kakofoni, ahenksizlik, uyumsuzluk, akortsuzluk demekmiş. Ulusal onurculara fazla ekmek çıkmaz yani. Gürültü ne demek derseniz, o biraz daha uzun.. Eş anlamlılarına bakınca bağrışma, curcuna, çığrışma, dağdağa, hayhuy, hengame, şamata, velvele çıkıyor karşımıza. Şaşırtan tarafı şu: Bizim çooook önem verdiğimiz, önem verdiğimizi belli etmek için ses tonumuzu özel ayarladığımız konulara, "sizde bu gürültü patırtı ahenksizlik hep var.. Bizim için dert edecek bir şey yok" demeye getiriyor.
Getiriyor değil, diyor.
> Sizi de bir tenzih eden çıkar inşallah 2001 krizinden önceydi. Sabah akşam operasyon yapılırdı. O günün bakanı, bu operasyonlara isim vermekten ayrı bir keyif alırdı. Karga operasyonu, kasırga, tulumba operasyonu. Yine o günlerde birisi bir laf etmişti: Merak edilecek bir şey yok, Türkiye bağırsaklarını temizliyor.. Sözün sahibini tam hatırlayamadım, yolsuzluklara savaş açan bakan mıydı, eski cumhurbaşkanı mı? Temizlendi mi gerçekten? .... Elimizde elle tutulur bir adam kalmadı. Öyle bir hava oluşturulmuştu ki, bütün iş adamlarına şüpheyle bakar olduk. Gerçi arada sırada dürüst iş adamlarını tenzih ederiz gibi laflar ediliyor ama gürültü patırtı arasında kimse duymuyor. Hani bir soran olsa, kaç kişiyi tenzih ediyorsunuz diye..İsim söylerken ya da sayı verirken epey duraklarlar. Galiba sırası gelen şaibeli oluyor.. Bir şeylere bulaşan değil de. Geriye bakınca aradan 5 yıl geçmiş. Bize hiç bilgi veren yok. yaka paça tutulan, kelepçelenen, kamuoyuna teşhir edilen isimlerden kaçı hüküm giymiş? Yine geriye bakınca temizlik adına yapılmış yüzakı hiçbir icraatımız yok. Temizlerken bile kirletmişiz. Aradan başkaları çıkmış -farkında olmadan- başkalarının hesabına kürek çekmişiz. Nöbet değişimi yaklaştı. Bakalım bir kere daha temizleneceğiz ama nasıl olacağı çok açık değil. Sizi de bir tenzih eden çıkar inşallah.

