Kaydet
a- | +A

Üst kimlik, alt kimlik, tek kimlik konusu kimin sahasına giriyor? Açıkçası ben de alt kimliğimi merak etmeye başladım. Ama daha üst kimliğimde karar kılamadılar. Alt kimliğimin kararını ben mi vereceğıim, devlet büyüklerim mi? Bu, cep telefonunuz kaçak mı değil mi, IMEI nurasını girin, tıklayın, öğrenin örneğindeki gibi kolay bir konu değil. Üniversiteler niye konuşmuyor, bu işe kafa yoran öğretim üyeleri yok mu.. Toplanıp bir çözüm önerseler. Kıbrıs konusu açılınca, "Kafamızı bozmasınlar, Yunanistan''a kadar yürürüz" diyen rektörlerimiz vardı. Barolarımız, sendikalarımız, Erdemir bir Türk''te kalsın diyen sivil toplum örgütlerimiz..İhaleden sonra, çok şükür bir milli firmada kaldı, gönlümüz ferah diyen millicilerimiz..Sahi hatırlamışken şimdi yarısının bir Fransız''a satılması düşünülüyormuş..Firmaların da alt kimliği üst kimliği oluyor mu? Tartışma, olgunlaştırma adetleri yeni çıktı. Eskiden böyle teferruatlar yoktu, başımız rahattı. Devletimiz kararını verirdi. Yeni uygulamada nasıl oluyor ya da olacak bilmiyorum. Yine herkes oturup konuşup tartıştıktan sonra devletimiz son sözünü mü söyleyecek, konu önemli olduğu için MGK''da masaya mı yatırılacak? Zor iş gerçekten. Herkes Türk''tür deyince olmuyor. Herkes nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ama..deyip altını siz doldurun deyince de olmuyor. Yani arkasından başka talepler gelebilir. Yok sayıp görmezden gelince de olmuyor. İki de bir eskiden eskiden deyip duruyorum ama eskiden olsa, "Güzel kardeşim aç bak, anayasamızı..orada, 66. maddede, "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür" yazıyor der, hatta usulen sesimizi de biraz yükseltip konuyu kapatırdık. Nedense şimdi kapanmıyor. Üstelik bizde böyle hallerde bu işlere taraf sayılanlarla oturup görüşme geleneği de yok. Yani iş dönüp dolaşıp devletimizde düğümleniyor.

Eskiden azınlığın ne olduğuna da biz karar verirdik. Öyle keyfî karar de vermezdik..Uluslararası anlaşmalara falan bakardık. Mesala Lozan''a göre derdik. Şimdi yeni bir adet çıkardılar, "Azınlık, çoğunluktan kendini farklı hisseden ve bunu kimliğinin vazgeçilmez unsuru sayan kişidir" dediler. O işi de bizden aldılar. Şairimiz Mehmet Emin Yurdakul; Ben bir Türk''üm dinim, cinsim uludur

Sinem, özüm ateş ile doludur

İnsan olan vatanının kuludur

Türk evlâdı evde durmaz, giderim.

Demiş. Bakalım konuşma, tartışma, olgunlaştırma faslından sonra biz ne diyeceğiz. İnanıyorum ki, bugünleri taaa on yıl, yirmi yıl, otuz yıl önce öngören, bugünlere göre hazırlıklarını yapan, milli siyaset belgesi oluşturan, alternatif tedbirleri, yedek planları hazır olun kurumlarımız ve stratejisyenlerimiz vardır. Not: Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan,

"Alt kimlik-üst kimlik gibi olgular yalnızca sosyolojik değil, aynı zamanda siyasi içerikli kavramlar. Kavrama içeriğini verenler ise, insanlar. Siyasi seçiminizin ne olduğu önemli. Büyük ve güçlü bir ülke istiyorsanız, ulusunuza biçtiğiniz kimliğin kapsayıcı olmasını sağlamak zorundasınız. Daha küçük ve daha benzer insanlardan oluşan bir ülke istiyorsanız, ulusunuzun bir kesimini dışlamak durumundasınız. Tercih size bağlı, tek tip çam ağaçlarından oluşan küçük bir bahçeniz de olabilir, çınarların, meşelerin, elma ağaçlarının bir arada yaşadığı bir ormanınız da" diyor. Ben bu tespiti yol ayrımındayız gibi anladım. Ama devlet büyüklerimizin ne anladığı önemli.

ÖNE ÇIKANLAR