Bazen tercihlerimin altında yatan sebepleri çok çocukça bulur, kendime acırım.
Gerçi on yıldır oy kullanmayan, şu parti bu parti dönüp bakmayan birisi için CHP''nin başına -şimdilik- kimin geleceği çok önemli değildir ama eski alışkanlık, oturup saatlerce kongredeki konuşmaları dinledim. Söylenenler hiç önemli değildi. Konuşmaları dinlerken Sarıgül''den korktuğumu farkettim. Amerikan filmlerinin tesiri midir nedir, korktuğumu farkettiğim anda, tercihim Baykal oldu. Bu vesile ile sayın Deniz Baykal''ı tebrik ediyorum. ..... Bazı adamlar gülümserken bile korku telkin ederler. Bu korkunun elle tutulur, gözle görülür sebeplerinin olması şart değildir. Sıradan bir davette bile bazılarının elini sıkarken, korkarsınız..Çok az adam korkar..Onlardan biri de benim. Misal, Fatih Terim''in elini sıkarken korkarım. Ağar''ın elini sıkarken korkarım..Bahçeli''nin elini sıkarken korkarım.. Cumartesi günü farkettim, Mustafa Sarıgül''ün elini sıkarken de korkarım. Korkacak neyim var, derse daha çok korkarım. Baykal beni korkutmaz..Öyle böyle, oturup her konuyu konuşabilirim. Konuşurken tedirgin olmam. Bunun kavgacılıkla ilgisi yok. Hasan Fehmi Güneş de kavgacı gibi görünüyor ama beni korkutmuyor. ..... Bu işin duygusal tarafı.. Hesap kitaptan anlayanlar için teferruat. Anlaşılan o ki, zaten Sarıgül''ün seçilmesi beklenmiyordu. Onun işi fitili ateşlemekti. Karşılığı ne olacak onu bilmiyorum. CHP değişecekmiş. Değişime direnenler varmış. Bu işler zaten ne delegenin, ne il başkanlarının, ne parti yönetiminin işi..CHP''ye gönül verenlerin el birliği ile, ağız birliği ile olacak iş de değil. Gitti gidiyor denilen parti, yarın koalisyon ortağı olarak karşıma çıksa ben şaşırmam. Önce birilerinin bizi bu saplantıdan kurtarması lazım. Öyle şartlandırılmışız ki, şimdi ne olacak, bunun sonucu ne olur, kim kazanır, kim kaybeder yerine, acaba kimi hazırladılar, bundan sonraki hesap ne olabilir, ne kadar daha tutabilirler, sıradaki kim olabilir saplantısından kurtulamıyoruz. ..... Bu saplantıdır ki, "Yahu ne olacak bu CHP''nin hali" külfetinden bizi kurtarıyor. Hem dert değil, hem bizim derdimiz değil. Vakti saati geleni günün şartlarına uygun hale getiriyorlar.
Kim getiriyor kısmını bilmiyorum. Demek ki bu işlere kafa yoranlar da var.
Şükür ki, var, desek bir sakıncası olur mu? Kimsenin hesaba katmadığı kıyıda köşede bir ülke olsaydık..bizi kendi halimize bırakırlardı..Bütün bu işler bizim derdimiz olurdu. Bizi bizden çok düşünenler olmazdı. ..... İçeride dert edecek birşey olmayınca dışarıya el atmak lazım. Kıbrıs''ta ve Irak''ta tarafların eşitliğine dayanan, adil ve kalıcı bir çözüm diliyorum. Her Türk vatandaşı gibi ben de bu konularda hassasım, olmazsa olmazlarım var. Gereğinin yapılacağına da inanıyorum.

