Kar yağışının büyük şehirlerde bir felaket gibi algılanmasının sebebi ne? Başta trafik.. Sonra elektrik kesintisi.. Kasabalarda ve küçük şehirlerde bu kadar sıkıntı olmuyor. Eskiden hiç olmuyordu. İnsanların bugünkü kadar beklentisi yoktu. Sonbaharda her türlü hazırlığını yapan aileler için kışın yolun kapanması..yahut elektriğin günlerce kesilmesi dert sayılmıyordu. Bugün öyle değil..Elektrikler iki saat gidince insanlar ne yapacağını şaşırıyor. Sular akmıyor..Kaloriferler yanmıyor. Müstakil evler neyse de apartmanlar ferdi çözüm arayışına müsait değil. 40 daireli bir binada üç kişinin beş kişinin kendisine yetecek kadar bir jeneratör tedarik etmesi, konu komşunun razı olacağı bir iş değil. Ortak çözüm arayışı da sadece yılda iki defa akla geliyor, öyle mi yapsak böyle mi yapsak tartışmalarıyla bir sonraki yıla erteleniyor. .... Elektrik problemi uzun vadede aşılabilecek bir dert. Nakil hatlarının yeraltına alınması..Dağıtım hesaplarının fiili nüfusa göre yapılması..Bugünden yarına olacak iş değil. Kayıtlarda nüfusu 15-20 bin görünen..dalgalanmalarla 100 bine, 200 bine ulaşan semtler var..Yani ana nakil hatları yeraltına alınmış olsa bile yerleşim yerlerinde de problemler var. Kararı bugün verilse çözümü yıllar alacak bir problem. Trafik de öyle. İnsanlar istisna günlerde trafiğe bile katlanmaya razı..Ama evlerde duran hayat için kısa vadeli çözümlere ihtiyaç var. Hiç olmazsa toplu yerleşim yerlerinde ortak çözümü yollarını özendirmek lazım. Bu vergi muafiyeti şeklinde olabilir. Bir başka vergiyle mahsuplaşma şeklinde olabilir. Yeni yerleşim yerlerine iskan verirken bir şart olarak konulabilir. vs... İş yerleri..Özellikle büyük iş yerleri bu problemi kendi imkanları ile aşıyor, ama bu hizmeti vermekle mükellef olan kamu kurumu bundan bir eziklik bir mahcubiyet duymuyor. Hizmeti alan da veren de bunu doğal sayıyor. Niye tedbirini almadın, niye bugünleri hesaba katmadın, niye planlamanı ona göre yapmadın, niye beni mağdur ettin diyebileceğimiz yer neresi? Tüketici dernekleri bir iki sembolik dava açsa..en azından konunun gündemde kalmasına ve tartışılmasına sebeb olurlar. Kışın iki gün kıvranacaklarına yazın dert edip çözüm önerilerini ve maliyetini kamuoyuna sunsunlar.
>> Binde 2 ABD''de yapılan bir araştırma, bin iş fikrinin yalnızca yedisinin projelendirildiğini, bunlardan da sadece ikisinin başarılı olduğunu gösteriyor. Kendi işinin patronu olup başarılı olanlar başarılarının formülünü özetlerken, "Doğru yerde doğru zamanda doğru işi yapmak" demişler. İstatistiğe aklım yatıyor da başarı formüllerini hiç anlayamıyorum Doğru yer, zaman, iş konusuna herkes dikkat etse başarı oranı bide 2 den 4''e çıkar mı, yoksa yine ikide mi kalır? Bana oran değişmez gibi geliyor.

