Olup bitenden nasıl haberdar oluyorsunuz? Herkes gibi televizyonlara bakıyorsunuzdur. Ne olup ne bitmiş, bir göz atalım denir ya.. Şöyle bir tararsınız bütün kanalları.. Seyrederken yorum da yaparsınız muhtemelen. Biraz daha meraklı iseniz, bir gazete alırsınız.. Yetmez ikincisine bakarsınız. Biraz daha meraklı iseniz, internette haber sitelerini şöyle bir dolaşırsınız. Okumuş yazmışlığınız dil bilmişliğiniz de varsa, yabancı sitelere de göz atarsınız. BBC Türkçe servisinde ne demiş.. İngilizce haberleri Türkçelerinden farklı mıymış vs. Bütün buraları dolaşan, herşeyden haberdar olan biri olarak hiç haberi olmayan birinden farkınız ne, kafa yordunuz mu? Siz herşeyden haberdarsınız. Filanca da göz ucuyla bakarak terör merör diye bir şey var.. Şehidler var.. Herhalde sınır ötesine geçeceğiz diyor ve bu kadarını biliyor. Siz her tarafı dolaşan yorumlara kadar okuyan, ABD ve İngiliz basınını da takip eden birisi olarak, göz ucuyla haberlere bakan adamdan biraz daha fazla ne biliyorsunuz, bildiğiniz ne işinize yarıyor, onu soruyorum. ......... Bir diktatörlük hayal edin. Birkaç gazete var, resmi gazete gibi.. Bir televizyonu var, devletin. Bir başka ülke hayal edin: 30 tane gazetesi, 25 tane televizyonu, milyonlarca evde interneti var..
Bu iki ülkede de terör belası var, iki ülkenin de eli tetikte.. İki ülke de gergin. Güya birinde ahali herşeyden habersiz.. Ne verilirse onu okuyor, ne gösterilirse onu seyrediyor.. Yine güya öbürü canı ne isterse onu seyrediyor, canı ne isterse onu okuyor. Yine teorik olarak onlarca gazete ve onlarca televizyon olduğu için halk da herşeyi öğreniyor. Aslında ben farazi bu iki ülke arasında fark olduğunu kabul etmiyorum da..olduğunu varsayıp soralım: Öğrenince ne oluyor? Biz Kıbrıs''a 74''te çıkarma yaptık. Tek kanalımız, yarı resmi gazetelerimiz vardı. Hep efsaneler dinleyip kahramanlık sahneleri seyretmiştik. Yani olup bitenden haberimiz yoktu. Rahattık, mutluyduk, gururlanacak sahnelerimiz vardı. Çıkarmayı 74''te değil de 30 sene sonra yapsaydık..onlarca kanalımızdan, onlarca gazetemizden, sitelerden gelişmeleri takip etseydik.. Dünkünden farklı olarak neyi bilecektik, işin bu tarafını anlayamıyorum. Vatandaş olarak söylüyorum: Terör var, tamam.. Ama niye olduğunu bilmiyoruz. Yakında bitecek, o da tamam.. Niye biteceğini bilmiyoruz. Gelelim teorime: Böyle gelişmeleri ne kadar az takip ederseniz..ne kadar az kaynaktan bakarsanız..ve üstünkörü bakarsanız teşhis koymanız o kadar kolay olur. Detaya girerseniz kafanız bulanır. Hiç haber okunmayan ve seyredilmeyen ülkelerdeki insanlardan farkınız kalmaz.
> CUMA HUTBESİ Bazen her camide cuma hutbesinde aynı konu işleniyor. Her yerde aynı metin mi okunuyor yoksa, bu hafta şu konuyu işlerseniz iyi olur mu deniliyor? Bu uygulamadan ne bekleniyor? Ne bekleniyor derken beklenen fayda hasıl oldu mu ? Fikir kimden çıktı, kimin kararı.. Başkanlığın kararı mı, daha yukarıdan gelen bir tavsiye kararı mı? Bizim kurumsal genetiğimiz bu kanalardan istifade etmeye çok yatkın değil.. Kırılmazsanız iyi ki değil diyeceğim. Ben bu uygulamanın faydalı olmadığını düşünüyorum. "Size faydasını zararını soran oldu mu, böyle uygun gördük böyle devam edecek" deniliyorsa, bilelim, dert etmeyelim.

