Sigorta sistemi sağlık sektöründeki fiyatları tam dört kat şişiriyor. Bu gözle görülür, tam ölçülebilir, bir şişkinlik değil..Çok kasıtlı da değil. Sistemin zaman içinde oluşturduğu metabolizma yavaşladığı halde yeme alışkanlıklarını değiştirmeyen insanların göbeğinin şişmesi gibi bir şey.. ... Kaportacıya işi düşenlerin karşılaştığı bir soru vardır: "Kaskon var mı abi?" Bu çok masum bir soru değildir aslında.. Ona göre fiyat vereceğim demenin değişik bir şeklidir. Duruma göre iki kata kadar oynar fiyatlar.. Hastanelerde kaskon var mı diye sorulmaz ama, bütün kontrol mekanizmalarına rağmen fiyatlar sigorta kapsamındakilere göre oluştuğu için epeyce şişkindir. SSK''lı bir hastanın anlaşmalı özel hastaneye gidebilmesi de bu şartlarda çok anlamlı değil. Hani deniyor ya..Sigortanın karşıladığı bir bedel var..Hasta bilgilendirilmek kaydıyla SSK''nın karşıladığı bu bedelin üstünü ödeyerek anlaşmalı yerlerden dilediğine gidebilir.. Dilediğine gittin..Senden istenen fiyat 100 lira.. 20''sini SSK verdi.. üste 80 lira vermen lazım.. SSK''sız olarak gittin, aynı işi orada yine 80 liraya yaptırabilirsin. Pratikte faydası olan bir uygulama değil. Bu sadece bizim derdimiz de değil. ... Türkiye''de diş tedavi ücretlerinin diğer ülkelere göre çok bariz şekilde düşük olmasının sebebi ne? İşin içinde sigorta sistemi olmaması önemli bir sebep. Kayıtdışı oranının yüksekliği önemli bir sebep. Sosyal güvenlik şemsiyesi altında olan hastaların bile önemli bir kısmı işini özel muayenehanelerde yaptırmayı tercih ediyor. Ama aynı SSK''lı özel muayenehaneye gittikten sonra MR lazımsa, anjiyo lazımsa, pahalı tahliller lazımsa..Öbür taraflardan dolaşıp gelmek zorunda kalıyor. Yüksek olan bedeli kıt imkanları ile ödemeyi gerekli görmüyor. Yine yıllardır herkesi sağlık şemsiyesinin altında toplamak gibi hayaller ve projeler var. Bu, gerçekleştirilebilse bile bu şartlarda kimsenin derdine merhem olmaz.
Garip gelecek ama, ben olsam, el altından bu sektörde kayıtdışılığı teşvik ederim. Sağlık hizmeti veren yerleri vergiden muaf tutarım. Kamu olarak, semt poliklinikleri dışında sağlık hizmetlerinden de tamamen çekilirim. Sadece çok pahalı sağlık hizmetleri için bir fon kurarım, organ nakli gibi, kalb ameliyatı gibi, beyin ameliyatı gibi..trafik kazalarındaki ağır yaralanmalar gibi.. Onun dışındaki rutin hizmetleri, artık günümüzde rutinden sayılan ufak tefek ameliyatları tamamen piyasa şartlarına bırakırım. Bir iki sene büyük dalgalanmalar olur ama sistem kendini toparlar, yeni düzene ayak uydurur. Mağdur sayısı azalır, özel sağlık sigortalı hastalar üzerinden yapılan suiistimaller azalır. .... Bu karışık metnin özeti şu: Devlet sağlık hizmeti vermesin, en ince detaylarına kadar düzenleme sevdasından vazgeçsin, bugünkünden çok daha iyi olur. Sistem kendi içinde kendini denetler. Hekim de kendini muhtemel hatalara karşı sigorta ettirir. Hasta da tazminat davası açmayı öğrenir. Aynı kapasite ile kuyruklar ortadan kalkar, yığılma olmaz, ilaç giderleri üçte bire..Diğer giderler de en az yarı yarıya düşer.

