İngiltere bünyesinde dünyanın 72 milletini barındırır fakat kendi milletinin üstün ırk olduğuna dair tek cümleyi bile slogan haline getirmeye yanaşmaz. Ama beri taraftan başka ülkeleri sadece ırk olarak değil, ırkın alt grupları halinde gruplandırarak tahrik etmekten kaçınmaz. Osmanlı''da 72.5 millet vardı. Amerika''da 51 millet var. Osmanlı ve Amerika bunları nasıl tek bir potada eritip tek bir gaye etrafında birleştirmiş? ... Fatih, İstanbul surları yarılıp Osmanlı ordusu şehre girdiği zaman beyaz atının üstünde Sultanahmet Meydanı''na gelmiş. Saf saf dizilen keşişleri görünce sormuş yanındaki vezirine: -Bunlar ne beklerler? -Hepsi katlini bekler Sultanım. Cihan Sultanı: -Ben böyle bir dava için cihad etmedim. Tebaam arasında dindaşlarım kadar nasaranın da; Hayat hakkı, İbadet hakkı, Ticaret hakkı vardır.
Tiz hepsi serbest bırakıla, demiş. ... Hiçbir evrensel devlet, ırkçılık faraziyesi üzerine düzen kuramaz. İşte Amerika.. İşte İngiltere.. ... Devlet, öngörür. Karar verir. Tedbir alır. Yönlendirir. Karşı taraf her kimse maksadı muradı neyse oyununu boşa çıkarır. Eskiden benzeri suikastlerde katiller bulunamazdı. Son yıllarda kolayca bulunuyor olması bir merhale midir, yoksa usul değişikliği mi? Bu işler, zanlıyı bulduk, adalete teslim ettik, üstümüze düşeni yaptık işimidir? Güvenlik tedbirleriyle olacak iş midir? Bir ulusalcılık cereyanı var, nihayetinde kimin işine yarayacağı net değil.. Bu cereyanı akamete uğratma teşebbüsleri var..Arkası karanlık. Gelişmeler ilkelerimizle çelişiyor. Ne şartları kendimize göre değiştirebiliyoruz ne ilkelerimizi şartlara göre. Manevra alanımız gittikçe daralıyor.

