Kaydet
a- | +A

Ben paşamı seviyorum..Evren Paşa''mı.. Paşam, çetrefil devlet mevzuatını, anlaşılmaz diplomasi dilini, basitleştirmekte çok mahir. Ne dediği anlaşılıyor. Kendisine bir şey sorulduğu zaman lafı eveleyip gevelemiyor. Bir yerleri dolaştırıp getirmiyor. Geçmişte yaptığı yanlışları rahatlıkla söylüyor. Şu işi yanlış yaptık ama şunun için yapmıştık diyor. Bakın şimdi ne diyor: DTP meclise girmeli, diyor. DTP ismi size bir şey ifade etmeyebilir, HADEP dersek, daha kolay hatırlanır. Ne zaman olur bilmem ama Türkiye ilerde eyalet sistemine geçebilir, diyor. Ben de beş on senedir diyorum, ama birinin kulağına fısıldar gibi diyorum. Derken suç işliyormuşum gibi korkuyorum. Bize öyle öğretildi, çünkü. Eyalet sistemi de fena bir çözüm değil, demek ihanet sayılıyordu. Demek ki değilmiş. Çok kötü bir şey olsa paşam telaffuz etmezdi. Paşam, "Geçmişte bölge valiliği uygulamasına çok sıcak bakmadık. Sonu eyalet sistemine gider diye korktuk" diyor. *Ben bu satırı da şöyle anlıyorum: Korkacak bir şey yokmuş, keşke kabul etseydik. *Biraz daha temkinli iseniz şöyle de anlayabilirsiniz: O zaman çok uygun olmazdı, ama bugün şartlar bizi buraya getirdi, bir çözüm olarak düşünülebilir. *Kötü niyetli biriyseniz üçüncü bir ihtimali de hesaba katabilirsiniz: Biz de birçok şeye direndik, hayır dedik ama gelinen bu noktada artık tek ihtimal üzerinde düşünmenin faydası yoktur. ..... Hatırlarsınız: Irak, Kıbrıs gibi konular konuşulurken muhalefette kim olursa olsun şöyle bir laf eder: Bu konuda bir devlet politikası var mı, der.

Biz eskiden bu itirazı hep şöyle anlardık: Devlet politikası varsa mesele yok. Yanlışı doğrusu olmaz, mutlaka sonuca ulaşır. Yoksa, hükümetler politika üretemez..Üretse de yanlış yapar.. Ama bize kimse devlet politikası denen şeyin nasıl oluştuğunu, nasıl değiştiğini anlatmadı. Anlatılmadığı içindir ki, "Irak''ın toprak bütünlüğünden yanayız" deyince söyleyeceklerimiz bitiyor.

ÖNE ÇIKANLAR