Amerika''da malum Cumhuriyetçilerle Demokratlar var. Oy oranlarında dönem dönem kaymalar olur, başkan sanki münavebeli gibi bazen bir taraftan bazen öbür taraftan çıkar. Ama her şey iki parti arasında gidip gelir. Kim ne yapacaksa bu iki partinin çatısı altında yapar. Bizdeki gibi, her on yılda bir yeni kurulan, iktidar olan sonra dağılan partiyle karşılaşmıyorlar.
Bu kemikleşmiş yapılarını neye borçlular? Biz 50-60 arasında buna benzer bir yapıyı yakalar gibi olmuşuz. 60''da kırılmış..Sonra tekrar toparlanır gibi olunca hemen parça parça edecek ilacı bulmuşlar. 80''den sonra yine dağılmış. Bugün parlamentoda iki parti var ama bu iki partili sisteme geçtiğimiz anlamına gelmiyor. CHP bile mazisine rağmen geçici görünüyor. Hem sonra 28 Şubat''ı da bir ihtilal sayarsanız, ihtilal sonrası hep yeni partiler orataya çıkıyor, hepsi tek başına iktidar oluyor. Hızlanıyoruz, sonra tekrar hızlı gittiğimiz süreden çok duraklama ve yerimizde sayma dönemi yaşıyoruz. Neden iki partili sistemi yaşatamıyoruz? ------ > Gelir-gider Bu istatistik her sene yayınlanır. Ben yaklaşık 20 senedir takip ediyorum, oran da pek değişmez. İlk satır şudur: Devletin kasasına giren her yüz liranın 41 lirası İstanbul''dan gidiyor. Takip eden ilk üç il sıralamasında ve oranlarda azıcık kayma olur: Ankara 14 lira, İzmir 13 lira, İzmit 9.7 lira öder. Dört ilin toplamı toplam verginin yüzde 78''ini olur. Öbür tarafından bakınca şöyle bir oran da var: Devlet İstanbul''dan topladığı on liraya karşılık bir lira harcamış. İstanbul''un dışındaki kendi kendine yeten iller de, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Eskişehir, Hatay, Mersin, İzmir, Kırklareli, İzmit, Manisa, Muğla, Rize, Tekirdağ, Zonguldak, Aksaray, Kırıkkale ve Yalova.
Her bölgenin ya da şehrin kendi yağı ile kavrulacağı bir düzenleme yapılsa bu durumda 19 ilimiz dışında kalanların işi zor görünüyor. Onlarca şehir İstanbul''un sırtından geçiniyor. İşe hiç bu tarafından bakıp kafa yoran olmadı. Yapılabilecek bir şey mi yok, bir sakınca mı görülmüyor. Böyle hallerde kısa vadede çözümü yok denir ama bu 30-40 senenin derdi. Gelirlerde oranları değiştirebilmek için kısa vadede bir şey yapılamasa da giderler için yapılabilir. İstanbul''dan on lira toplanıp bir lira harcanıyorsa, bu iki liraya, zamanla üç liraya çıkarılabilir. ...... Anadolu''dan bu tarafa bakınca işin matematiği ile ilgilenen yoktur, normaldir de. Neyin karşılığı olduğu dillendirilememe de bir hak gibi görünüyor.

