Kaydet
a- | +A

Bizden başka hangi ülkelerde istihbaratçının, polisin, jandarmanın, özel timin, sahtesi olur ve bu işten ekmek yer? Bu iş bir ekmek kapısı olmasa, derdi ne ki o insanların oyum buyum diye ortalıkta dolaşsın? Sahte öğretmen bulunmuyor mesela. Sahte meteoroloji uzmanı, Sahte nüfus memuru,

Sahte sağlık memuru..Olmuyor. Sahte dişçi ayrı bir konu.. Eskiden sık sık sahte başbakanlık müşavirleri yakalanırdı. Onun bunun Ankara''daki işini bitirmeye hazır dolandırıcılar..Ankara kolay ulaşılır hale gelince onlar ortalıktan çekildi, ortakçılar türedi..Onlar azaldı, ihaleyi hallederiz abiciler türedi.. Vergi dairelerinde iş bitirmeye hazır adamlar da iyice azalsa da hep vardı.

Bu kadar yıldır haber okur, takip ederiz bir tane sahte FBI duymadık..Sahte CIA, Amerika''nın şu eyaletinde sahte vergi memuru duymadık..Almanya ile daha çok haşir neşirsiniz.. Orada duydunuz mu?

Bence problem sahteleri değil, sahtelerinin ekmek yiyebiliyor olmaları.. Nemalanabilme sebeblerinin ne olduğu..Dert orada..Yoksa bize ne sahtesinden gerçeğinden.. İşin bu kısmına hiç kafa yoranı duymadım: Çok sıkı denetim, çok ağır müeyyide bu derdin ilacı değil..Birbirlerini kontrol edebilecekleri, birbirlerinin açığını arayabilecekleri, meşru yoldan arayabileckleri bir düzen kurmak lazım. Ekonomiden söz açılınca yarısı kayıtdışı denilir ya..İşin bir ayağı da oraya dayanıyor..Sanki herkes bir tarafıyla gayriresmi yaşıyor gibi..Gayriresmi tarafları hep şantaja, tehdide, ama ufak ama büyük haraç kesmeye müsait..Mevzuat birebir uygulansa açığı, eksiği, yanlışı olmayan bir tek insan bulamazsınız.

Kamu kurumları özel söktörden çok farklı değil..Oralarda da her şey evraklar üzerinde denkleştiriliyor. Yine şeklen herkese ve her Türk vatandaşına açık gibi görünen işler himayesiz olmuyor. Ufak tefek desteğe ve adamını bulmaya bağlı..Yerelde-genelde, hâlâ birçok pürüzü aşmanın yolu adamını bulmaya bağlı..Bunlar da kabullenilmiş zaten..Çok dert eden yok..Kabullenilemeyen bu işlerde tarağı olmayan, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayan, ortadaki pastaya elini uzatmayanların da mağdur olması..Hiç olmazsa onlara asgari bir güvenlik ve adalet vadedilmeli.. Bu yapılamıyor. Hak aramanın yolları da çok çetrefil.

Ben hep şu hesabı yaparım: Genelde ülkelerin çoğunda olup işleri ister meşru, ister gayri meşru nüfusun yüzde 5''i çevirir. Gerisi ağlasa da, üç beş yılda bir defa sandığa gitse de seyirci konumundadır ve pek hesaba katılmaz. Hesaba katılmaz ama hepsinin bir asgari standardı vardır.Bu standart yüzde beş sayesinde sağlanır. Bizde yüzde 5''lik kesime de eziyet ediliyor.Bu eziyetin bedelini de yüzde 95 ödüyor.

ÖNE ÇIKANLAR