Derler ki, virüslerin çoğu antivirüs programı satanlar tarafından ortalığa salınır.
Maksat, antivirüs programına duyulan ihtiyacı arttırmaktır.
İşin bu tarafı doğru olmasa dahi, virüslerin kesin bir faydası var: Bu sayede yazılım şirketleri kendilerini geliştiriyor ve kıyasıya rekabet sürüp gidiyor.
Kamu kaynaklarını tırtıklamak için de çok enteresan metotlar geliştiriliyor.
Artık kamu kaynaklarından haksız yere menfaatlenmenin yolları
bundan elli sene önceki gibi değil.
Herkes ağız alışkanlığı yolsuzluk diyor, suistimal diyor, rüşvet diyor.
Ama teknik olarak bu kategorilere sokmak mümkün değil.
Bilgisayar virüslerini çağrıştıran tarafı şurası: Haksız rekabet var.
Kamu kaynaklarını emmek için metot geliştirenlerin karşısında sızıntıyı önlemek için çalışan insanlar yok.
Eşit şartlarda kıyasıya bir rekabet sözkonusu değil.
İnsanların kamu adına bu işe kafa yormaları için menfaatlerinin olması lazım.
Bu menfaatin tırtıklayanların elde ettiklerine göre daha cazip olması lazım.
Bu olmazsa, insanlar kamu adına niye bu zayiatı önlemek için kafa yorsunlar.
Özel şirketteki adam kâr-zarar-fire hesabı yapar.
Siz bir mülkün sahibi iseniz, bir işin başına koyduğunuz adam, ufak tefek kaydırmalar yapıyorsa..Görünenin dışında menfaatleniyorsa şu hesabı yaparsınız:
Bu adamın benden yahut benim nüfuzumu kullanarak götürdüğü ne?
100 lira..
Getirdiği ne?
150 lira..
Fireyi sıfırlasam ne olur?
Bu hesaplar sonunda sızıntı ya kesilir, ya göz yumulur.
Kamu adına bu hesabı yapan kimse yok. Hem adam niye böyle bir hesap yapsın, sıkıntıya girsin.
.....
Kamuda denetim çözüm değil.
Şeffaflık çözüm değil.
Harcanacak kuruşları yüz kişinin imzasından geçirmek çözüm değil.
İyi niyet çözüm değil.
Dürüstlük çözüm değil.
Çözüm, tarafları eşitlemek. Kamu kaynağından menfaatlenmek için kafa yoran adamların karşısına kamu kaynağını korumak için kafa yoran adamları koyabilmek. Ve onlara buldukları çözüm oranında menfaat ve imkan sağlamak.
100 tane adama 150''şer bin YTL maaş verseniz kaybınız ne olur ki..
Bu iş için kıdemli sahtekârlardan bile istifade edilebilir.
Fireyi tamamen sıfırlamak başka sıkıntılar getirir.
Tedricen yapılmalıdır.
Bugün fire yüzde 60'' ise..Beş yılda yüzde 15''e düşürmek gibi.
Tınaz Titiz, 995 yılında bir hesap yapmıştı:
Eğer devlet, bir yere 100 lira harcıyorsa;
Yüzde 25''i ihtiyaç olmayan mal ve hizmetlere,
Yüzde 25''i işe yaramaz mallara (ve hizmetlere),
Yüzde 25''i rüşvete,
Yüzde 25''i de yerine ulaşıyor.
Bu oranları tersine çevirmek için kafa yoracak adamlara bir vaadiniz var mı?

