İstatistik Kurumu''nun rakamlarına göre Türkiye''deki çalışan sayısı 22.750.000 kişi. Dağılımını bilmekte fayda var: Ücretli: 11.750.000 Yevmiyeli: 1.733.000 İşveren: 1.330.000 Kendi hesabına çalışan: 4.851.000 Ücretsiz aile işçisi: 3.154.000 Tarım: 5.884.000 Bu 22 milyon kişinin yarısı herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değilmiş. Bizde kayıtdışı çalışan denilince akla ilk gelen ücretli çalışıp sigortasız olanlardır. Oysa ücretli çalışıp sigortasız olanların oranı rakamlara bakmadan tahmin yürütenlere göre çok düşük. Yüzde 21 civarında. Bu sayı da toplamın yüzde 10''una denk geliyor. Az olduğu için dert edecek bir şey yok anlamında söylemiyorum. Oranın daha büyük olduğu alanlar var, ilk aklınıza gelen yer olmasın, diyorum. Tarımda kayıtdışılık oranı yüzde 87. Kendi hesabına iş yapanlarda yüzde 65 Yevmiyelilerde yüzde 90 Yevmiyeliyi takip edemiyoruz, bir şey de diyemiyoruz. Kendi adına iş yapanları ara sıra sıkıştırıp Bağ-Kur''lu olmaya zorlasak fazla da dert etmiyoruz. Bir yerde ücretli çalışanların işverenlerini sıkıştırıp duruyoruz. Ücretlilerdeki kayıtdışı oranını sıfıra yaklaştırsak bile derdimiz bitmiyor. Tarımda çalışanlar ne olacak.. İş bulamadığı için babasının bakkalında yardımcı olan gence ne diyeceğiz. Bir taraftan işsiz sayıyoruz öbür taraftan en azından kağıt üzerinde kayıtdışı çalışıyor sayıyoruz. Ücretliden alacağımız gelir vergisini daha maaşını cebine koymadan işvereninden tahsil ediyoruz. İhtiyarlık sigortası primini, sağlık sigortası primini de aynı yolla aynı yerden alıyoruz. Oysa sadece sağlık primi halihazırdaki usulle tahsil edilse..vergi ve ihtiyarlık sigortası çalışanın ihtiyarına bırakılsa..Ne kadar emekli maaşı istiyorsa o kadar yatırsın..İstemiyorsa yatırmasın gibi.. Vergiyi de çalışanın yıl sonundaki beyanına bırakıp maaşını eline net versek.. Ücretli çalışanlarda kayıtdışı oranı hemen sıfıra düşer. Diğer alanlardaki çalışanlar da aile işçileri ya da işsizleri dahil en azından sağlık primlerini ihmal etmezler. Böylece kayıtdışılık hemen her yerde ortadan kalkar. Peki ne olur? Vergi kaybı olur gibi görünüyor. Bence olmaz..Hem olsa ne olur? Ücretliden alınan gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı ne kadar? Kamu işçisine, memura sağ elle para verip sol elle bir kısmını vergi diye almakla..vergine ben karışmıyorum..işte net maaşın, kendi işini kendin hallet, demek aynı kapıya çıkmıyor mu?
>> SAF ZEYTİNYAĞI -2- "Efendim selam eder, afiyetli günler dilerim. 15 Ocak 2008 Salı günkü köşenizdeki SAF ZEYTİNYAĞI başlıklı yazı, zeytin bölgesinde olmamızdan ötürü dikkatimi çekti. Şu anda bizim burda (Manisa) saf denilen yani, 1 asit 2 asit diye ifade edilen ve SIZMA diye tabir edilen ince zeytin yağlarını bilmekte ve kullanmaktayız. Fiyatları da 6 ile 7 YTL arasında. Sizin yazınızda belirtilen 170 YTL iştahımı kabarttığından araştırma yaptım. Torbalı''da bulunan (Eski Kartal Makarnaları''nın sahiplerinin) VERDE ZEYTİNYAĞLARI A.Ş.''nin genel müdürü olan tanıdığıma telefon ederek bu konuda bilgilendirmesini rica ettim. Faruk Bey uzun uzadıya bununla ilgili bilgileri anlattı ve bu bilginin doğru olmadığını, saf zeytinyağlarının üretildiğini ve dünya pazarlarına sunulduğunu belirtti. Kullanılan kimyasal maddenin de boyahanelerde kullanılan olmadığını, gıda tüzüğüne uygun sadece olgunlaşmamış zeytin hücresinin yağı kolay bırakması için bazen kullanılan bir madde olduğunu belirtti. Eksik ve ifade yanlışlıkları olmakla beraber edindiğim bilgi bu, sizlerle paylaşmak istedim. Hoşgörünüze sığındım." > İdris Yapucu

