Kaydet
a- | +A

17 Ağustos 99 depreminin ertesi günü arabasıyla Avcılar''dan geçen bir arkadaşım şöyle bir şey söylemişti: "Yol boyunca çadırlar kurulmuştu..İnsanlar perişandı. Aracımın kliması açıktı, utandım kapattım..Camları açtım. O insanlar orada o sıkıntıyı çekerken klimalı araç içinde geçmekle sanki suç işliyormuşum gibi, ayıp bir şey yapıyormuşum gibi geldi bana." .... Çocuklarımız ölüyor.

Milletçe üzüntülüyüz, tamam da hiçbirimiz ateşin düştüğü o şehit aileleri kadar perişan olamayız. Niye hazır format veriliyor. Bırakın herkes klimasını açmaya utanan adam gibi içten içe üzülsün. Ama vakur olsun. Empati kursun. Sanki akıl devreden çıkıyor. Soru sormak ayıp sayılıyor. Herkes linçe hazır. Böyle bir günde hiçbir babayiğit ekrana çıkıp, "her şeyi anlıyorum da şu iş nasıl oluyor, bu niye böyle olmuyor" diye bir soru soramaz. Soru soracak zaman değil..Adamı yaka paça aşağı indirirler. Peki ne yapılacak? Bir sendikanın şube başkanı, "üyelerimin tamamı askere gitmeye hazırdır" diye yazılı açıklama yapıyor. Bunun adı duyarlılık, vatanseverlik, acıyı paylaşmak oluyor. Hemen ertesi gün, görevliler dayansa..Askere gitmeye hazırız diyenler, buyurun hepinizi götürüyoruz dese ne olur.. Bunun resmi cevabı şöyle olmalı: "Ben bir Türk vatandaşı olarak eminim ki, bir teki bile tereddüt etmeden ve gözünü kırpmadan ve arkasına bakmadan kendisini almaya gelen araca biner." ... Acıları paylaşmak kadar ajite etmek de hoşumuza gidiyor galiba. Filan ilimizde bir grup toplanıp bir parti binasını taşlıyor. O insanları durdurup, ne yapıyorsun denilse vereceği cevap nedir? Hapishanede iki grup terörü tartışırken birbirine giriyor. İşin infial kısmını anlamaya çalışıyorum. Ama birileri de birileri derken devlet erkanını kastediyorum..İtidali bize anlatsın.

>> TASARRUF Bizde, tasarruf, israf, bol keseden harcama denilince sadece önemli kurumlar akla gelir. Cumhurbaşkanlığının bütçesine 30 milyon YTL ilave edilmiş, bunu tartışan insanlar var. Oysa benim mantığıma göre, tasarrufun konuşulmayacağı tek yer orası olmalıdır. Çünkü bu ülkede bir tane cumhurbaşkanı var.. Binlerce belediye başkanı var. Binlerce üst düzey bürokrat var. 7 milyona yakın da emekli var. Her emeklinin maaşına bir lira ilave ettiğiniz zaman toplamı 7 milyon eder ama o bir lira kimsenin işine yaramaz. Her kamu çalışanının maaşına ilave edilen bir liralar.. Her belediyenin yapacağı milyon falan değil bin liralık tasarruflar cumhurbaşkanlığının 50 yıllık bütçesi eder. Biz burada sıkıntı çekerken, kıvranırken mukayesesi o makam için yapılamaz. En azından yapılmamalıdır. Aynı makamdan on tane, otuz tane, elli tane olsa belki..Ama bir tane var. Ben aynı şeyi valiler için de hep düşünmüşümdür. Her ilde bir vali var. Her türlü özel yardımcısını, hizmetlisini, şoförünü kendi maaşıyla istihdam edecek kadar imkan verilmelidir. Bunun bugünkü karşılığı en az 40 bin YTL''dir.

ÖNE ÇIKANLAR