Güneydoğu''daki olayları seyrederken hep fişlenen kamu görevlileri kafama takılıyor. Ortalıkta dolaşan bir sürü kayıt.. Vali için, vali yardımcıları için, ildeki müdürler için. Muhafazakârdır, dürüsttür. Eşi şapka takar. Sosyal etkinliklere katılır. Devlet yanlısıdır. Yeni atandığı için hakkında henüz yeterli kanaat edinilemedi. Olumlu ve olumsuz bir faaliyeti tespit edilemedi vs. Bu çetele ne için tutuluyor? Açıklanan gerekçenin önemi yok, duygusal olarak soruyorum. Sebebi ne olursa olsun, konuşurken teröristler ve biz diyoruz.. Buradaki "biz" kim? Ne yaparak ve neyimizle biziz. Şüpheyle bakılan biz, bir türlü yaranamayan biz, nereye oturtulduğumuzu bilmeyen biz? Kamu yararı, kamu için tabiri var..Bu hesapla kamunun içinde kim kalıyor? Bu soruda kafam karışıyor. Kavga kiminle kimin arasında ve kimin için..Burayı da netleştiremiyorum. 15-20 sene önce problem derli toplu ortaya konulurdu. Üst başlık: Güneydoğu sorunu idi. Terörden sözedilince bize öğretilen bölücü terör olduğu idi. Biz bölünmek istemiyorduk ve öbür taraftık. Şimdi bölücülük telaffuz edilmiyor. Üst başlık da kullanılmıyor. Bu işlerin aslı esası bize anlatılmıyor. Irak''a operasyon başladığı zaman hemen her kanal canlı yayındaydı. Çoğunun stüdyosunda birer harita asılıydı. Haritanın başında bu işlerden anlayan ve elinde uzun çubuklar olan uzmanlar vardı.
Onlar bizi aydınlatırdı. Şimdi de terör olaylarında kıpırdama var..Garip garip şeyler oluyor. Yok mu bu işlerden anlayan uzmanımız..Çıksa aydınlatsa hepimizi..
Ne oluyor, nereye gidilmek isteniyor..Dostumuz kim, düşmanımız kim, bu iş muhtemelen nerede biter? Rahatlayalım..Hakkımız. Yok..sadece haberler var. Elektrik tellerine takılan renkli bez bile infiale sebeb oluyor. Vatandaş arıyor: Örgüt bayrağını astı, diyor. Polis koşuyor..Renkli bezmiş.. Otobüsler yakılıyor.. Mağaza vitrinleri ateşe veriliyor. Tedirginlikle şaşkınlık arasında seyredip duruyoruz. Sonu iyi bitecek bir iş mi, gelip geçici mi, korkulacak bir şey var mı, yok mu, niye aydınlatılmıyoruz?

