Kaydet
a- | +A

Biz ilk defa cumhurbaşkanı seçmiyoruz.

Bu işi

11. defa yapacağız.

İlk ikisi istisna tutulursa

ağız alışkanlığı ile bu seçimler hep kavgalı olmuştur, denilir.

Ama öyle değildir.

60 sonrası

gelen yahut seçilen Cemal Gürsel dönemi de sessiz sedasız olmuştur. En azından kamuoyu taciz edilmemiştir.

12 Eylülden sonraki seçim de problemsiz olmuştur.

82 anayasası oylanırken aynı zamanda cumhurbaşkanını da seçmiş olduk, hatırlayanlar hâlâ çoğunlukta..yakın tarih olduğu için.

Bir tek kurumun, bir tek sivil toplum örgütünün, aksi bir görüşü, endişesi, açıklaması, bırakın açıklamayı endişeyi.. "Şöyle olursa daha iyi olur" diyen kimse yoktu.

Eğer bu yokluğun sebebi korku ise, bilinki korku bize daha çok yakışıyor.

İnsan işin içinden çıkamayınca fantezi kuruyor. Mesela, değiştirin mevzuatı, cumhurbaşkanını YÖK üyeleri

seçsin, demek geliyor içimden.

Onlar onlar da rahat eder, biz de..

Ya da yine parlamento seçsin, onlar onaylasın.

Yahut onlar aday göstersin, parlamento seçsin.

Bu organizasyonun arkasında kim var, emin değilim. Ama zannedilenin aksine, aday olmayı düşünmeyen birisinin aday olması için tahrik edildiğini düşünüyorum.

Yani bu kavga bir endişeden, daha iyiyi arama gayretinden kaynaklanmıyor.

Daha açığı, "tamam, siz kimi arzu ederseniz onu seçeceğiz" denilse dahi

kavga bitecek gibi görünmüyor.

Keşke benim gibi düşünenler çoğunlukta olsa.. Benim gibi düşünen derken kimin seçileceğini, sonunun nasıl biteceğini zerre kadar merak etmiyorum.

Bütün yolların aynı kapıya açıldığına dair saplantılarım var.

Hiç farketmez diyorum.

Bu tip kavgaların aslı hep 30 yıl, 40 yıl sonra belgesellerden öğreniliyor.

Siz de bugünü anlamak istiyorsanız..bugünkü beyanlardan çıkaramazsınız.

60''ların,70''lerin, 80''lerin seçim hikayelerini okuyun..

İşin iskeleti üç aşağı beş yukarı aynı..

ÖNE ÇIKANLAR