Kaydet
a- | +A

Eskiden yurt dışında üniversite okumak çok sınırlı sayıda insanın erişebileceği bir imkândı. Teferruatını çok bilmiyorduk ama kulaktan dolma bilgilerle en azından varlıklı ailelerin işi olduğunu biliyorduk. Amerika''da adı duyulmuş bir üniversitede okumanın bedeli yılda 40-50 bin dolardı. Gittisi geldisi kaldısı hesaba katıldığında hayali kurulacak bir iş değildi. Sonra orta halli aile çocuklarının hem askerlikten yırtmak hem de kolay yoldan diploma almak için Kıbrıs''a akını başladı. Daha mezun olanını oradan aldığı diploma ile bir işe yerleşenini duymamıştık ama yurt içinde bir yeri kazanamayan akın akın Kıbrıs''a gidiyordu. Sonra alternatifler çoğaldı. Dün burun kıvırdığımız Bulgaristan''da bugün uluslararası standartta üniversiteler var. Şartları makul. Sadece Avusturya''da 700 öğrencimiz varmış. Son beş sene içinde 300 kişi çeşitli üniversitelerden hem de derece ile mezun olmuş. İçlerinde 8 yıllık fakülteyi 4.5 yılda bitireni, 7 yıllık fakülteyi 3.5 yılda bitireni varmış. Bütün bu bilgileri Önder Derneği''nin (www.onder.org.tr) yine bir mezuniyet sevinci mailiyle öğrendim. Şu sebepten bu sebepten Türkiye''de bir üniversite kazanıp okuyamayan..Yahut dışarda daha iyi eğitim alacağını düşünenler için çoook alternatifler var. Öyle eşilmez rakamlar da değil. Hazırlık sınıfının dönemi yılda 450 Euro civarında.. 1.5 yılda (3 dönem) hazırlık sınıfını geçmek zorundasınız. Fakültelerin yıllık harcı 1500 euro..İki taksit. Eğer başarılı iseniz vakıf ve derneklerin katkısıyla bu yük 300 Euro''ya kadar düşüyor. Tek şart üniversite imtihanına girmiş olacaksınız, bir yere yerleştirilmiş olacaksınız. Türkiye''de hiçbir yeri kazanamayanlar için de üniversiteler var. Saraybosna''daki fakülteler 270 ve üzeri puan alan (EA 2) öğrencileri burslu okutuyor. 265 puan alanın yıllık eğitim bedeli 700 Euro. ... Bu rakamlar İstanbul''da oturup çocuğunu taşrada okutanların..Taşrada oturup İstanbul''da okutanların yaptığı harcamalardan daha çok değil. Tek sıkıntı ailelerin tedirginliği..Yabancı diyarlarda ne olur endişesi..Bu endişeyi aşanlar için cazip bir imkân. Denklik problemi de olmadığı için bu insanlar Türkiye''de de üniversite mezunu sayılıyor, iş bulabiliyor. Viyana''da derece ile fakülte bitirip, iki dil öğrenerek mezun olmak o öğrenciyi her bakımdan Türkiye''deki yüzbinlerce insanın önüne geçirir. Bu iş yaygınlaşırsa 5-10 yıl sonra Türkiye''deki birçok üniversitenin yüzüne kimse dönüp bakmaz. O zaman kılı kırk yaran YÖK, yahut muhtemel bir değişiklikle yerine gelecek olan kurum, kurul her neyse..ne yapar ne işle uğraşır bilemem. Diretmek çözüm değil.

> YARDIM KAMPANYASI Şehit ve gaziler için açılan kampanya hakkında konuşanlardan biri, "esen rüzgâr toplanan paradan çok daha önemli" demiş. Bu kampanyalar, bu açıdan bakarsak doğru. Yoksa sadece sosyal güvenlik açığı 20 milyar dolara yaklaşan bir ülkenin her sene tutup şehidlerine, gazilerine 2 milyar lira ayırması zor bir iş değil. Ben zaten oldum olası filan ilde polise 10 otomobil bağışlandı haberlerinin de iftiharla sunulmasını anlayamam. Devlet vergi topluyor, ihtiyaç olan yere harcasın.

Çok lüzumlu ise öncelik sırasını değiştirsin. Polise 10 otomobil yetmiyorsa 110 otomobil alsın.

Polis niye bağış kampanyası ile otomobil toplasın. Gaziler niye bağışa muhtaç kalsın.

Ne lazımsa, ne kadar ödedenek lazımsa tahsis edilsin.

ÖNE ÇIKANLAR