Bizim anayasamızda yok mu, anayasaya aykırılığı iddia edilemez, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez gibi maddeler. Geçici maddeler de var... Yargı denetimi dışında tutulan iş ve eylemler de var. Özelleştirmeyle ilgili de böyle bir düzenleme yapsaydık olur muydu? Olmazdı. Haşa, hukuk devletinde yargı denetimi olmadan iş olur mu? Yargı, idarenin kararlarını neye göre denetler? Kanunlara göre.. Anayasaya göre.. Anayasayı, kanunları değiştirsek olur mu? O da olmaz. Kapatsak olur mu? O da olmaz, insanlar mağdur edilmiş olur, bu da neresinden baksan beş on maddeye takılır. Alın sizin olsun, desek.. O da olmaz. Bu işin bir tane oluru vardı, o treni de kaçırdık. 12 Eylül''den sonra, 80''li yılların başında bu işler revaçta değildi. O günlerde özet bir raporla özelleştirrme konusu Evren paşama arzedilseydi, hepsinin satılması, tasfiye edilmesi, kapatılması, iki satırlık nota bağlıydı. Ne anasaya, ne kanunlara, ne insan haklarına ne de uluslararası hukuka aykırı olurdu. Bir sabah kalktığımızda her tarafı özelleşmiş, ya da kapatılmış bulurduk. Bugün de kimse birşey söyleyemezdi. Çünkü o ara dönemin kararları anayasanın teminatı altında kaldı uzun süre. ..... Anayasa Mahkemesi Başkanı, Telekom''un yüce mahkemeye takıldığı kararı hatırlatarak, "ben o gün de Telekom''un özelleştirilmesine karşı değildim. O kararda benim itiraz yazım vardır, o gün satılsaydı 15-20 milyar dolar ediyordu bugün 3 milyar bile etmiyor" demişti. Geldi, geçti. Hadi TÜPRAŞ''ı da anladık.. Eksik var, gedik var, şartnameye aykırı bir durum var.. ihaleye girenlerden biri şartlı teklif şart koşulamazmış vs.. Demirbank işine ne demeli.. el konulmuş, satılmış, isim değişmiş.. Ardından karar geliyor.
Şöyle desek: Hukuk da nereye yetişeceğini şaşırdı, koş oraya koş buraya.. Bazan elinde zarf, kararı yetiştirinceye kadar binalar değişiyor, isimler değişiyor, sahipler değişiyor.. Yürütmeyi durdurma kararı gibi bir yavaşlatma kararı olsa.. İdare yavaş yavaş giderken hukuk yetişir.
Halka Türkiye''nin övüneceği şeyler de var. Örneğin, Olimpiyat Kanunu... Dünyada olimpiyat için yasa çıkaran tek ülkeyiz.
Ve ilk kez 2000 Olimpiyatları''na talip olduk.
Alamadık, 2004''e müracaat ettik.
Olmadı, 2008''i istedik. Bu arada, bir gün olimpiyatı alırız ihtimali üzerine 130 milyon dolar harcayarak görkemli bir stad yaptık. 2008''i de alamayınca 2012 için talep verdik. Şimdi, 2012 talebimizin de reddedildiğini öğreniyoruz. Üstelik, gurur kırıcı bir sonuçla, 9 ülke arasından sadece Küba/Havana''yı geçebilen İstanbul, sondan ikinci olmuş.

