Bağımsız yargı ile bağımsız olmayan yargı nasıl ayırdedilecek? Bizim zannımız mı daha önemli nasıl olduğu mu? .... Evlenen taraflara bile "kabul ediyor musunuz?"dan önce, "hiçbir etki altında kalmadan" hatırlatması yapılır. Bu hatırlatmanın faydası olur mu? Yani etki altında kalmadan, "kabul ediyor musunuz" demekle, doğrudan "kabul ediyor musunuz" demek arasında ne fark var? Bence yok. Kamuoyu DEP''lilerin tahliyesini tartışıyor. Ben bu işin hukuki tartışması olmaz, diyorum. Tartışarak bir yere varılmaz, diyorum. Bu kabul meselesidir, yargının bağımsız olduğu kabul edilir ve hesaplar ona göre yapılır. Bağımsızdır, değildir, anket yapalım, bir de şuna soralım, yok eğer bağımsız olsaydıyla nereye varabiliriz ki. Böyle davalar azıcık konjonktürle de ilgilidir. Kan gövdeyi götürdüğü günlerde böyle bir karar ne kadar hukuki olursa olsun hoş karşılanmazdı, bugün kamuoyu "artık vakti gelmişti" diyebilir. Bundan on sene sonra, "yahu bu adamları niye tutuklamıştık", yahut "niye tutuklanmışlardı, hangi suçtan mahkum edilmişlerdi?" denildiği zaman anlatabileceksek mesele yok. 60''lı, 70''li, 80''li yıllardaki benzeri mahkumiyetleri, infazları izah ederken, hukuktan, kanundan sözediyor muyuz? O günün şartları diyoruz. Konjonktür, diyoruz. Ama delil, isnat, savunma, evrensel hukuk, ihlal demiyoruz. Bunları diyemedikten sonra, usulen konuşmak, adet yerini bulsun kabilinden birşeyler söylemek, iyi dileklerde bulunmak lazım.. hızınızı kesmezse sessizce herşey vatan için, diyebilirsiniz. Vatan ne için, diyen olursa... Bir zamanlar hastanelerin değişmez aksesuarları olan hemşire fotoğraflarını gösterirsiniz..Parmağı dudağında sus işareti yapan fotoğrafları..
AB için Bazı güzel düzenlemeler için, "canım AB için" deyip geçiştirenler var..bu da beni korkutuyor. AB işi olmazsa, bizimkiler AB''ye kızıp uyum yasalarını, değiştirdikleri anayasa maddelerini eski haline getirirler mi? Hatta ne bileyim, inat olsun diye, "Madem siz bizi AB''ye almadınız, biz de sizin kriterlerinizin inadına, neyi istediyseniz tersini yapacağız diyerek yeni düzenlemelere girişirler mi? Adamlar şu havadalar: Bizi almazlar ki, niye bu kadar zahmete giriyorsunuz?
Niye boşa kürek çekiyorsunuz?

