Kaydet
|

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk dizilerinin günde 1 milyar kişiye ulaştığını, bunun önemli bir tanıtım vasıtası olduğunu söyledi. Biz de gittiğimiz ülkelerde müşahede ediyoruz. Dizilerden dolayı Türkçe öğrenen, Türkiye'ye gelen milyonlarca insan var. Dizilerin tanıtımdaki fonksiyonu tartışmasız. Ama ülkeyi nasıl tanıttıkları şüpheli!
Birkaç yıldır gösterilen dizilerde mutlaka gayrimeşru bir çocuk bulunuyor. Kanal ismi yazmıyorum, zira hepsinde de aynı "hikâye" var.
"Eşref Rüya"da Kadir, Hıdır'ın oğlu çıktı.
"Güller ve Günahlar"da Kader, Serhat'ın kızı çıktı.
"A.B.İ" dizisinde Cemo, Sinan ve Mahinur'un oğlu çıktı.
"Veliaht"ta Zafer, Zülfikâr Ağa’nın değil; Arnavut Saim'in Timur'un oğlu çıktı.
"Sevdiğim Sensin" dizisinde olay, esasoğlan Erkan ve köyden getirdiği aşkının üzerinde dönüyor. Erkan, gerçekte babasının düşman bellediği kişinin oğlu...
"Sevdan Bir Ateş" ve "Anne Yarısı" dizilerinin iki küçük oyuncusu da nikâhsız ilişkiden doğma kızları canlandırıyor. "Bahar" dizisinde Parla da gayrimeşru ilişkiden olmaydı...
"Kızılcık Şerbeti"nde Cemo gerçek annesinin kim olduğunu öğrendi ama babasını bulamadı.
"Köklerin Çağrısı"nda da ağanın ağabeyinin, kumanın ağabeyinin karısıyla olan ilişkisinden gayrimeşru çocuğu var.
Bu ara da gösterimdeki yapımlarda “kaynana terörü” moda.
“Sevdan Bir Ateş” dizisinde kaynana müstakbel gelinini ve nikâhsız ilişkiden doğan torununu uçurumdan attırdı.
“Sevdiğim Sensin” dizisinde kaynana, gelinini ahıra kapattı, olmadık işkenceler yaptı.
“Anne Yarısı” dizisindeki kayınvalide de aynı figürde. Kapadokya’da geçen bu iki dizinin bazı sahneleri bile neredeyse aynı.
Yani, diziler kültür ihracı için büyük güç. Fakat Türk yapımcılar bunu çarpık ilişkiler ve abartılı karakterlerle "hovarda"ca harcıyor...

Herkes suskunluktan şikâyetçi

Aynı gün iki gazete iki haber.
Birincisi Sabah'tan: "VIP Yakup rüşveti anlattı, İmamoğlu suspus oldu."
İkincisi Sözcü'den: "Sıralı liste iktidarın ama sustular, pustular, saklandılar."
İktidar muhalefeti İmamoğlu ve CHP'li belediyelerdeki yolsuzluklara karşı; muhalefet çevreleri ise iktidarı fon vurgunlarına karşı suspus olmakla suçluyor. CHP çevrelerinin belediyelerdeki yolsuzlukları kınadığını ve manşetlerden afişe ettiğini gördünüz mü? Aksine savundular. İktidar medyası ise fon rezaletine isyan etti. Bu yüzden adı çıkan silindi. Hiç şüpheniz olmasın bu ülke, herkes "yanlışa yanlış" dediğinde düzelecek.

Yahşihan-ı yağma


Büyük şehirlerdeki ve CHP’li belediyelerdeki yolsuzlukları kimse garipsemiyor artık. Bu yüzden olsa gerek Orta Anadolu’da Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde patlayan skandal çok konuşuldu. Küçücük ilçede devasa vurgunlar yapılmış. Giden çalmış gelen çalmış. Halk, öyle bıkmış ki kayyım atayın da bizi bu ayıptan kurtarın diyormuş. Yahşihan en az altı yüzyıllık bir belde. 1402 Ankara Savaşını görmüş. Tren garından dolayı Millî Mücadelede silah ikmal noktası vazifesi görmüş. Kırıkkale silah fabrikası ile birlikte de mühimmat deposu yapılmış. Hatta geçen haziranda patlama yaşandı. Belediyedeki rezaletlerin ardından gördük ki Yahşihan’ın üstünde patlayan ‘bomba’lar alttakinden daha fenaymış... Tek kelimeyle yazık!

Düşmana ne hacet!


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti rozetini takınca Berna Laçin “İzmir daha önce de işgal edildi, korkma!” diye mesaj attı. Zafer Arapkirli 2019'da İBB CHP'ye geçince "İstanbul bir nevi düşman işgalinden kurtuluşu kutluyor" diye mesaj atmıştı. CHP milletvekili Hüsnü Bozkurt da “Referandumdan evet çıkarsa hepinizi İzmir'den denize dökeriz” demişti... Oyuncusunda da gazetecisinde de siyasetçisinde de kafa bu! Kendi halkına düşman hukuku biçen bu kafa ancak hastalıklı bir ruh hâlinin eseri olabilir...

Yılan hikâyesi


Yeni eğitim yılı açıldı, kantin düzenlemesi yine bir sene daha uzatıldı. 2010'dan beri konuşuyoruz. Güya kantinlerde okul gıdası logosu bulunmayan ürünler satılamayacak. 2019'da nihayet bir düzenleme yapıldı. Eğitim, Tarım ve Sağlık Bakanları imza attı. Üçü de gitti. Kantin lobisi 'Sektör hazır değil' deyip ayak diretti. 7 yıl geçti, 7 gramlık merhale alınamadı. Tarih her sene uzatıldı. Bu sene için 'son' diyorlardı. Kantinciler bir yıl daha mühlet istemiş. Bakanlık da olur demiş. Yılan hikâyesi deyiminin 'cuk' diye yerini bulduğu bundan başka bir örnek görmedim.

Pire için yorgan yakmak


T24 takip ettiğim muhalif internet haber sitelerinden biri. Yayın politikaları bana uymuyor ama haklarını yiyemem habercilik yapıyorlar. Bazı yazılarda LGBT propagandası yapıldığı gerekçesiyle siteye erişim engellendi. Portalin yöneticileri AYM'ye başvuracaklarını duyurdu. LGBT yapıları toplumları ifsat ediyor. Sonuna kadar mücadele edilmeli ama pire için yorgan yakmak da doğru olmasa gerek. İlgili yazılara erişim engeli getirmek hukuka ve ifade hürriyetine uygun olacaktı/r.

Fatih Selek'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.