Kaydet
a- | +A

Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Yetim ve fakirleri de sevindirmeliyiz...

Bayram, bir ay boyunca kulluk şuuru içinde ibadetlerini yapan, imanlı gönüllerin hasat günüdür, çok mübarek bir gündür. Bu günlerde bize düşen birçok vazife var; büyüklerimizi, akrabayı ve dostlarımızı ziyaret etmek, bayramlarını tebrik etmek, dualarını almak gibi... Onları hatırlar ve sevindirirsek, Rabbimiz de bizi sevindirir.

Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Bizim gıdaya olan ihtiyacımızdan daha çok onların duaya ve okumaya ihtiyaçları vardır.

Hatim-i Esam (rahimehullah) buyuruyor ki: Kabir ziyareti yapan onlara okumasa, kabirdekilere hakaret etmiş olur. Onların hâlinden ibret almasa, kendisine hakaret etmiş olur!

Bayramın sevincinden fakirleri mahrum etmemeliyiz, onlara yardım etmeliyiz. Hele, yetim çocuklar varsa onlara daha çok ilgi göstermeliyiz. Rabbimiz dileseydi, o çocukları değil, bizim çocuklarımızı yetim bırakabilirdi.

Bir bayram günü sevgili Peygamberimiz (aleyhisselam) mescitten çıktıktan sonra, yolda oynayan çocuklara rastlar. Çocuklar çok neşeli, sevinçle oynuyorlardı... Hepsi bayramlık yeni elbiseler giymişlerdi, neşe içindeydiler. Yalnız içlerinden biri eski ve yırtık elbiseleri içinde üzgün bir şekilde onları seyrediyordu. O çocuğun bu hâli Peygamber Efendimizin dikkatini çekti, çocuğa yaklaştı ve sordu:

-Yavrum sen niçin arkadaşlarınla gülüp oynamıyorsun? Çocuk cevap verdi:

-Ben hem yetimim, hem de öksüzüm. Babam şehit oldu, annem başkasıyla evlendi!..

Âlemlere rahmet olarak gönderilen efendimiz, şefkatle çocuğun elinden tutup hane-i saadetlerine götürdü. Sevgi ile saçlarını okşayarak buyurdu ki:

-Yavrum, ister misin baban ben olayım, Âişe annen olsun, Hasan ve Hüseyin kardeşlerin olsun... Yetim çocuk, sevinçten neredeyse uçacaktı ve;

-Nasıl istemem, kim istemez ki, diye cevap verdi...

Çocuğun karnı doyuruldu, elbiseleri yenilendi, daha sonra oynayan çocukların saflarına katıldı. Onlardan daha çok neşe ile oynamaya başladı. Çocuklar etrafına toplanıp sordular:

-Nedir sendeki bu hal? Çocuk cevap verdi:

-Biraz önce açtım, şimdi karnım tok, elbiselerim eski idi, şimdi yeni. Önce yetim idim, Peygamber aleyhisselam babam oldu...

Bu manzaraya şahit olan çocuklar dediler ki:

-Keşke biz de yetim olsaydık, biz de böyle nimetlere kavuşsaydık...

***

Bizim bildiğimiz, bayramlarda arkadaşları gibi gülemeyen, oynayamayan fakir ve yetim çocuklar varsa onlara sahip çıkalım. Hiç olmazsa bayramlarda onlara yetim ve fakir olduklarını unutturalım.

Büyük cihat olarak tarif edilen nefis ile olan muharebeyi kazanan biri olarak bayram yapmak hakkımızdır. Yememizi içmemizi, nefsimizin arzu ettiği diğer şeyleri, bizleri yaratan Rabbimizin emri olduğu için bir ay boyunca terk etmemiz bize dünyada bayram yaptırdığı gibi, ahirette de bayram yapmamıza vesile olur inşaallah.

Bu vesile ile idrak ettiğimiz bayramın, cümlemize, bütün Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini ve daha nice bayramlara kavuşmamızı nasip etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederim...

.....

NOT: Bu makale ilk 11 Ekim 2007 Perşembe günü yayınlanmıştır.

M. Said Arvas'ın önceki yazıları...