Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Kim kime muhtaç!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Gazze’deki soykırımı, İran’daki saldırıları,

ABD’nin küçümsemesini görmezden gelen,

İsrail ve Kıbrıs Rum kesimi ile ittifak yapan…

Akdeniz’de oyun peşinde olan…

Avrupa ülkelerinin yöneticileri yürek yedi galiba!..

Yoksa bu kadar cesaretli olamazlardı.

Durup dururken meydan okuma cüreti gösteremezlerdi.

İsimlerini saymaya gerek bile duymadığımız…

Bu zat-ı muhteremler kendilerini boşuna yoruyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunları kale bile almaz.

Siz bakmayın;

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in dediklerine…

Neymiş efendim;

Avrupa, Türklerin etkisine bırakılmamalıymış?!

Arkanıza yaslanın ve sakin sakin düşünün:

Bugün geldiğiniz medeniyetin temelinde…

Türklerin inkâr edilemez büyük etkisi var…

Tarihe baktığınızda bunu açıkça görürsünüz.

Örnek istiyorsanız hemen verelim:

Devlet nedir onu öğrettik sizlere…

Orduyu, askerî disiplini öğrettik sizlere…

Tuvaletlerle, hamamlarla, kütüphanelerle…

İlkel yaşantıdan kurtulmayı öğrettik sizlere…

Sanatı, ticareti, beşerî ilişkileri öğrettik sizlere...

İlmi, fenni, teknolojiyi öğrettik sizlere…

Avrupa Hunları, Selçuklu, Osmanlı sayesinde…

Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sayesinde…

Endülüs Emevileri’nin katkısını da göz ardı etmeyin.

***

Gelelim şimdi asıl meseleye:

Trump’ın tehditleri savuruyor sizleri…

Güvenlik açığınız var, sancı çekiyorsunuz.

Savunma alanında aldığımız mesafe ile…

Korkularınızı yenmenin yolunu açacağız…

Kaygılarınıza yenilmenizi engelleyeceğiz.

İş birliği için sıraya boşuna girmediniz herhâlde?!

Enerji temininde de bize muhtaçsınız…

Yine biz imdadınıza yetişeceğiz…

Sizi bu dertlerden kurtaracağız.

Asya, Afrika için köprü ülkeyiz.

Müttefik bir güç olduğumuzu,

Anahtar bir ülke, bölgesel denge olduğumuzu…

Bizsiz ayakta durmanızın zor olduğunu;

Sakın ola unutmayın…

Sizlere en güzel cevabı verdi zaten…

MHP lideri Devlet Bahçeli… Bakın ne dedi…

Bu anlattıklarımızı özetleyecek şekilde:

“Türkiye, Avrupasız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir.”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten de alıntı yapalım.

Avrupa Konseyi Başkanına verdiği cevaptan:

“Madem Türkiye bütün Balkanları ve Avrupa’yı domine edecek kadar büyük bir güçtür, normal bir siyasi akıl Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektirir.”

Sözlerimizi Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı ile noktalayalım.

Christian Wulff, âdeta ders niteliğinde konuştu.

Tarihî yarımadadan yani İstanbul’dan seslenirken…

Bu mesajını kulaklarınıza küpe ederseniz iyi olur:

"Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin dünyaya ihtiyacından daha fazla…”

Doğru söze ne diyebiliriz ki…

YARI ŞAKA YARI CİDDİ

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji Bakanı Alpaslan Bayraktar’a bolca teşekkürler…

Sayıları az olsa da…

Maden işçilerinin sorunlarını çözdükleri,

İçeride biriken alacaklarını kurtardıkları,

Ailelerini biraz da olsa huzura kavuşturdukları,

Çalışma hayatına verdikleri katkılar için…

Beklenti içinde olan başka kesimler de var:

Ekonomik sıkıntı çeken emekliler, dar gelirliler…

Bu teklifimizi ütopya gibi düşünebilirsiniz…

Değerli bakanlarımız bir kez daha devreye girseler de…

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i ikna etseler…

O da kesenin ağzını açsa, hatırı sayılır zam yapsa…

Herkesin yüzü gülse, ne güzel olurdu değil mi?!

Lakin mümkün değil… Neden, hemen izah edelim?

Maliye Bakanı Şimşek:

Ekonomi programını titizlikle uyguluyor.

Ekonomik göstergeler olumlu yönde ilerliyor.

Toplumun her kesiminin refah seviyesinin artması,

Türkiye’nin daha da gelişmesi, kalkınması için…

Gece gündüz demeden çalışan Sn. Şimsek…

Bütçeyi delecek bir tavizde(!) bulunmaz.

Bu konuda eminiz, rahatlıkla söyleyebilirim…

GÜÇ, KUDRET VE ADALET...

Hukuki tanımı da aynıdır, dinî tanımı da…

Ancak algılamada ufak farklılıklar olabilir.

İkisi de özde birdir; haklıyı ve haksızı ayırt eder.

Uygulamaya gelince:

Hukuki açıdan devletin yasaları geçerlidir.

Uluslararası normlar da dikkate alınır.

Ruhani anlamda ise dinî kurallar devrededir...

Bu konuya niçin girdik? Kısaca anlatalım:

AYM’nin 64. kuruluş yıl dönümü kutlandı, geçen hafta…

Yeni üye Şaban Kazdal da yemin etti.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ise…

Mükemmel bir konuşmaya imza attı.

Adalet vurgusu üzerinden dinî referanslar vererek…

Özkaya, bu yüzden malum(!) çevrelerin hedefi oldu.

Hâlbuki bu konuşması bu anlamda ilk değildi.

Daha önce de defalarca semavi dinlere atıflarda bulunmuştu.

Son konuşmasından birkaç örnek verecek olursak:

“İlahi kaynaklarda adalet, tüm kâinatın düzenini ayakta tutan kutsal bir değer olarak görülmüş; hakkın gözetilmesi ve ölçünün korunması temel bir ilke olarak vurgulanmıştır. Beşerî kaynaklarda ise toplumsal hayatı ayakta tutan ve güçlendiren vazgeçilmez bir değer olarak kendine yer bulmuştur. Ortak nokta, adaletin insan onurunu koruyan ve toplumsal huzuru mümkün kılan vazgeçilmez bir değer olduğudur.”

Gazze ve İran’daki katliamları kastederek…

İsim vermeden Trump ve Netanyahu’yu da eleştirdi, Özkaya;

“Güç ve kudret yüce Allah tarafından insanlara ve toplumlara adalet, barış ve huzur içinde daha mutlu, müreffeh ve güzel yaşamalarına imkân sağlansın diye verilmektedir. Bir an önce adalete dönmedikleri takdirde, sahip oldukları güç ve kudretin kısa zamanda ellerinden çıkıp gideceğini, yaptıkları zulmün orada kalmayacağını kendilerine mutlaka döneceğini unutmamalıdırlar.”

Bu sözlerin eleştirilmesine, başka mecralara çekilmesine gerek var mıydı?

Takdir de karar da sizin...

Akif Bülbül'ün önceki yazıları...