Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Hedef 'sıfır' olunca 356 milyar TL geldi
0:00 0:00
1x
a- | +A

Kendi adıma en fazla gurur duyduğum işlerden biri, 25 yıl önce bir belediyeye ambalaj atıklarının toplanmasını teşvik için verdiğim öneri ve sonrasıdır. O belediyenin yönetim kadrosunda bulunan arkadaşıma dedim ki: Gelin bir hareket başlatın. İlçenin belirli noktalarına, cam kumbaraları, geri dönüşüm kutuları olsun... Arkadaşım yönetime sunarken ben de durmadım. Ülkemizin en büyük cam üreticisi olan şirketten cam kumbarası talep ettim. Hemen karşıladılar ve yaymaya başladılar. O arada belediye 'tamam' dedi, hareket başladı ama hızlanması gerekiyordu. "Evlere, daire daire dolaşarak ambalaj atığı toplamak için poşetler dağıtılmalı. Teşvik olur" dedim, o da kabul gördü. Belediye yetkilileri fikri geliştirdi. Bir yeşil bir siyah poşetleri bırakırken ambalaj atığı ve atık yağ toplayarak teslim edenlere bulaşık deterjanı hediye edeceklerini de duyurdu. Her yere ilanlar astı, broşürler dağıttı ve Zeytinburnu, 25 yıl önce çok büyük bir adım attı...

Dünya için de insanlık için de çok büyük adım olan 'Sıfır Atık' hareketi ise 27 Eylül 2017 tarihinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın sahiplenmesiyle; ete kemiğe büründü. Çalışmalar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldü, gelişti, serpildi. Birçok belediye 'karşıtlık' olsun diye dirense de kar topu misali büyüyor bu hareket... Sıfır Atık Vakfı ise 2023 yılında yine Emine Erdoğan desteğiyle kuruldu. Bir taraftan sıfır atık hedefinin kapsamı, diğer yandan çevre bilincinin aşılanması için çalışıyor. Çalışıyor da, 'hareket nereden nereye geldi' diye vakfa sordum.

Sıfır Atık Vakfı verilerine göre, 2017'ye kadar Türkiye'de belediyeler katı atıkları toplamış, bertarafı için uğraş vermişler. 2001-2010 döneminde atıkların büyük kısmı geri dönüşüm sistemine sokulamamış ve yüzde 98'i depolanmış. Yani toplanmış, çevresel etki azalmış, denize, toprağa atılması azalmış ama ekonomik değere dönüşümü sınırlı kalmış.

2017 ise sıfır atık hareketinin başlangıcı kabul ediliyor. 2017 yılında geri dönüşebilir atıkların sadece yüzde 13'ü kazanılıyormuş. Kalanı ise değere dönüşmek yerine yüzlerce yıl sürecek toprak altı yolculuğuna çıkıyormuş. Bu oran 2025'te yüzde 37,53'ü bulmuş. Yani yaklaşk 3 kat artmış. Bu sürede 90 milyon ton geri kazanılabilir atık ekonomiye dönmüş. Milyonlarca ton kâğıt, plastik, cam, metal... Yani, toprağın altında yok olması yüzlerce yıl süren atıklar, ekonomiye kaynak olmuş. Tam 365 milyar lira ekonomik değer. Bu sonuca varıncaya kadar da 28 milyon kişiye eğitim verilmiş, yüzlerce kuruluş, 217 bina ve yerleşke atık ayrıştırma sistemine dâhil edilmiş. Hedef, 2035'te yüzde 60, 2053'te yüzde 70 geri dönüşüm oranına ulaşmak. Bu yolda çok güzel hikâyeler de var. Mesela tüm ambalajların yanı sıra yemek atıklarını da gübreye dönüştürerek gerçek sıfır atığa ulaşan restoranlar... Bir başka yazıda da o güzel örnekleri anlatacağım...

Nar kabuğundan deri

Geçtiğimiz günlerde Garanti BBVA, KAGİDER ve Ekonomist'in 19'uncu kez düzenlediği "Türkiye'nin Kadın Girişimci Yarışması" sonuçlarının açıklandığı gecedeydim. Sonuçlar açıklanmadan evvel, bu yarışmanın fikir babası olan, bankanın eski genel müdür yardımcılarından Nafiz Karadere'den bu yarışmanın başlangıç hikâyesini dinledik. Karadere, yarışmanın benzerini, kadın girişimci oranı yüzde 40'a varan ABD'de izlemiş. "Amerika'da kadınların girişimci olarak ne sorunu olabilir ki" diye düşünüyormuş ama zorlukları görünce bu yarışmayı Türkiye'de yapmak için dev bir adım atmış ve o adım bu yıl 19'uncu kez kadınları ödüllendiriyor. Gecede 50 bin başvuru arasından finale kalan 19 şahane kadın sahne aldı. Neler yoktu ki?.. Mesela Sıla Elevli'ye bayıldım. Gencecik. 20 yaşında. 19 yaşında fındığı daha kaliteli üretmek için attığı adım kooperatife dönüşmüş, kadınlara istihdam sağlamış, yerel kalkınmayı başlatmış ve 1 yılda ödüle koşmuş. Ya İpek Tüysüzoğlu? Veganmış kendisi. Yani hayvansal hiçbir ürün tüketmiyor. Bir gün deri ihtiyacı olmuş. Hayvansal ürüne karşı olduğu için deneyler yapmış ve nar kabuğunun dayanıklılığı ve bazı maddelerle birleştiğinde deri gibi olabileceğini bulmuş. Şimdi nar kabuğundan üretilmiş deri ile çanta, ceket gibi birçok eşyaya hayat veriyor. Hülya Tomak... Bütün dünyanın derdi olan suyu dert edinmiş. Hayat kaynağımızı verimli kullanabilmek için teknoloji tabanlı sistem geliştirmiş. Bahar Alan'ın Novavera zeytinyağı, dünyanın en kaliteli zeytinyağı seçilmiş ve daha da güzeli dünyanın en çok ödül alan zeytinyağı da olmuş. Ve büyük ödülün sahibi de Gurvita ile Bahar Şamhinli Tanju olmuş... Onlar sadece ödül almadı. Uzaklarda, kendi yöresinde bir şeyler yapmaya çalışan kadınlara da ateşleyici güç oldu...

TİM için yarış hızlanıyor

Türkiye'nin ihracat ailesi, başkanını seçmek için nisan başından itibaren bir yarış içinde. Türkiye İhracatçılar Birliği'ni (TİM) oluşturan sektör birlikleri seçimlerini tamamladı. Şimdi o birlikler için TİM'de yarışma ya da yarışanları destekleme zamanı... 13 Haziran 2022'den bu yana TİM Başkanlığını yürüten Mustafa Gültepe, 6 Mayıs Çarşamba günü başkanlığa yeniden aday olduğunu 'resmî' olarak açıklayacak. Bir süre 'tek aday' çıkacağı konuşulan seçimler için kulislerde konuşulan isimler de var. O isimlerden biri, Gültepe'den önce, başkanlık yapan İsmail Gülle. İTHİB yönetiminden Amet Öksüz ile İKMİB'den Adil Pelister, ismi geçen diğer isimler... İhracatçı birliklerinde yapılan seçimlerde koltuğunu koruyan isimler olduğu gibi 'taze kan' olarak değerlendirilen yeni isimler çoğunlukta. Şimdi gözler 6 Mayıs'ta Başkan Gültepe'nin yeniden adaylığını açıklayacağı toplantıda. Oraya, ihracatçı birliklerinin tüm yöneticileri davet edildi. Davete icabet edenler Gültepe'ye destek vereceği tahmin edilenler olacak. Gelmeyenlerin adımı da "kendisi aday olacak ya da başka adayı destekleyecek" şeklinde okunacak.

Canan Eraslan'ın önceki yazıları...