Dünyanın hiçbir döneminde semâvî veya gayrı semâvî bir dîne mensup hiçbir din adamı, taraftarlarını, takipçilerini… hırsızlığa, gasba, talana, çalıp-çırpmaya, soyguna, katliama teşvik etmemiş, bunları yapmanın câiz olduğuna dâir icâzet vermemiştir…
Bu işitilmemiş, görülmemiş ve yaşanmamış insafsızlık da İsrail’de meydana geldi ve gelmeye devâm ediyor:
Dov Lior, İsrailli sözde bir dîn adamı, haham. İsrail, kurulurken, Rusya, Almanya gibi birçok memleketten Filistin topraklarına Yahudi göçü olmuş veya buna zorlanmışlardı. Adı geçen Dov Lior da Polonya’dan gelme bir aileye mensup. 1933 doğumlu, vicdan mahrumu bu kimse, İsrail’deki değişik Yahudi sinagoglarında hahamlık ve başhahamlık yaptı. Aynı zamanda Irkçı Tekumah Partisinin kurucularındandır. Kezâ Batı Şeria’da bulunan “Yerleşimci Konseyi”ne liderlik etmiştir. Hâlen, sonradan taşınmış olduğu Zeytin Dağı’nda ikamet ediyor…
Söz konusu hahamın, yahut da Deli Dumrul’un sözüyle bu “kara dinli kâfir”in sicili oldukça kabarık:
-Baruch Goldstein adlı Yahudi ırkçısı ve kökten dinci bir teröristin, 1994 yılında Batı Şeria’ya bağlı Hebron’daki Halil İbrahim Câmiî’nde 29 Müslümanı hunharca şehid etmesine tam destek vererek suça iştirak etti…
-Siyonistlerle Gazzeli vatanseverler arasında 2014’te meydana gelen çatışmalarda Yahudi askerlerin İsrail’in emniyeti için gerekirse sivilleri katledebilecekleri ve Gazze’yi tamamen yok edebileceklerine dâir her insanın yüreğini ürpertecek bir icâzet verdi.
-Adı geçen pervasız kişi işgüzarlığını 2015’te de gösterdi. DEAŞ militanları, Fransa’nın Irak ve Suriye’de yaptığı askerî saldırılara karşı kasım ayında Paris’te bir şiddet eylemi gerçekleştirdiler. 130 sivil canından oldu. Bütün dünya ayağa kalkarken Dov Lior ismindeki radikal dinci ve faşist haham, bu barbarlığı, Avrupa’nın mazide Yahudilere revâ gördüğü soykırıma; holokosta karşılık ilâhî bir cezâ olarak mütalaa ederek “oh!” demiş oldu.
-Bu gaddar, şimdi de 2026’da yayınladığı dîni bir karar mahiyetindeki zulümnâmesinde İsrailli yerleşimcilerin, Batı Şeria’daki Müslüman Filistinlilerin bahçe ve arazilerinden zeytinleri toplayarak bu topraklara sahip çıkmalarını öğütlüyor. Böylece gasp, hırsızlık, talan ve zulmü teşvik ederek hukuku hiçe saymaktadır.
İşbu haham, Otama Yehudit Partisi’nin genel başkanı ve Gazze kasabı, soykırımcı Binyamin Netanyahu’nun hükûmet görünümlü örgütünde Millî Güvenlik Bakanı olan Ben-Gvir adlı ırkçının peşinden gittiği, kendisini rehber kabul ettiği bir hilkat garibesidir.
İsrail, bu meczub, divâne, makam düşkünü yobazlar eliyle yönetiliyor. Vicdansızlık, gaddarlık, ırkçılık, soykırım, taassup… hepsi bu Siyonistlerde.
İsrail, şâyet haddini bilmez veya haddi bildirilmezse bölgeyi de dünyayı da felâkete sürükleyebilir.
Söz konusu ülkede 27 Ekim 2026 günü genel seçim var. 38 yıldan bu tarafa ilk kez bir erken seçime gidilmeden zamanında seçim yapılacaktır.
Anketler, 100 bin Filistinlinin katili ve 100 bin Filistinlinin de sakat kalmasının müsebbibi Netanyahu’nun partisi Likud’un seçimlerden ikinci olarak çıkacağını gösteriyor.
Fakat Donald Trump, soykırımcıya tam destek vereceğini açıkladı:
Amerikan Başkanı, Netanyahu ve taraftarlarının barbarlıklarını görmüyor değil. Buna rağmen destek vermesinin sebebi var:
3 Kasım 2026’da ABD’de ara seçimler yapılacak. Trump, başkanı olduğu Cumhuriyetçi Parti, sandıktan galibiyetle çıksın diye Amerika’da sermaye ve birçok yeri elinde tutan Yahudi lobisinin desteğini alma hesabında…
Olayın farkında olan Netanyahu, kendince oyunlar kurguluyor. Son söylediği söz, İsrail’in Türkiye ile çatışmayı arzu etmediğidir.
Böyle konuşarak güya barışsever olduğunu ilân ediyor.
Boşa heves…
Zalimlerin hasmı Allahü teâlânın izniyle er veya geç mazlumların ahı alınacaktır!..

