Çalışmayı seviyordu. Büyük idealleri vardı; dünya minderlerinin altını üstüne getirmek istiyordu ve bunun için de çok çalışması gerektiğini biliyordu.
Arkadaşları idmanı bitirdikten sonra bile o tek başına antrenman yapıyordu. Bir müessese kulübünün güreşçisiydi. ??? O gün de yine herkesten sonra çıkmıştı salondan... Yemekhaneye girdiğinde diğer sporcular birer ikişer çıkıyordu. Servis tabağını alıp tezgâhın önüne geldiğinde; - Abi yemek bitti, dedi aşçı. Aşırı acıkmış olmanın da verdiği sinirle; - Ne demek bitti lan, diye bağırdı.
- Abi bitti işte, ne bileyim... Yetmedi. Ben yapmıyorum ki, fabrikadan geliyor... Tavuk çıkınca hep böyle olu... Sözünü bitiremedi aşçı, suratına inen tokatla. - Zırlama lan, kes artık, sıkma canımı! Güreşçi, alüminyum tabldot tabağını yemekhanenin parke zeminine büyük bir gürültüyle fırlatıp çıktı. ??? İki akşamda bir özel bir şirketin havuzuna yüzmeye gidiyordu güreşçi...
O akşam olduğu gibi... Bir saat kadar yüzdükten sonra giyinip parasını ödedi ve çıktı. Arabasına bindi, kapalı cep telefonunu açık duruma getirdi. Arabayı çalıştırıp yola çıktığı anda telefondan "mesaj" ikazı geldi. Sesli mesaj kutusunun numarasını çevirdi. "Mesajı dinlemek için 2''ye basın..." Bastı 2''ye...
"Abi neredesin?.." Gündüz tokat attığı aşçının küçük kardeşiydi. Kulüpte malzemecilik yapıyordu. Siniri çoktan geçtiği için o tatsız olayı hatırlayınca içi cız etti. Her iki kardeşi de severdi aslında... "Nasıl böyle bir canavarlık yaptım?" diye düşündü... Aşçının kardeşi malzemeci not bırakmıştı mesaj kutusuna: "Abi neredesin? Bütün takım şu anda hastanede... Öğleyin yedikleri tavuktan zehirlenmişler. İstersen bi ziyaret ediver diye şey ettim."
SADIKS boşluk yorumunu yaz Turkcell,
Telsim, Avea 2866''ya gönder

