Aziz Yıldırım F.Bahçe Başkanlığında 10. yılını doldurdu. Başarısı, başarısızlıkları, eserleri öfkeleri, harcadıkları, kazandırdıkları ile tarihe geçti. Benim bütün bu 10 yıllık icraatların içinden gönlümün sürmanşetine çektiğim icraatı geçen hafta geldi. Bir voleybol maçında küfreden kendi taraftarını salondan atması -benim için- muhteşem stat yapmasından daha önemliydi! Bu anlayışla nice yıllara sayın Başkan... (Yıldırım''ı yerden yere vuranlar böyle olaylarda onu alkışlayabilse daha bence inandırıcı olurlar, saplantılı olmadıklarını gösterirler.)
Helga Feldkamp Feldkamp gittiydi, dönmezdi, ihtiyardı, bu yükü çekebilir miydi, şuydu, buydu... Bir sürü zırva içinde ligin zirvesine oturdu Alman teknik adam... Hem de "yıldızlarının yokluğunda" Türk gençleriyle... Bu işin bir tarafı... Skora endeksli insanların konusu... Beni ilgilendiren, Feldkamp''ın "ihtiyar" sayılabilecek yaştaki karısının, her türlü hava şartında tribünde yerini alması ve Galatasaray''ın her golünde heyecanla ve coşkuyla ayağa zıplaması... Hiç "gidecek bir adamın karısı" gibi görünmüyor!
Afiyet olsun! Senelerdir aynı şey... Bu hafta da sayın Yıldırım Demirören söyledi. "Buradaki yönetim bizi çok iyi ağırladı. Maç sonuçları ne olursa olsun, önemli olan bu dostluk." Anadolu''ya giden "ünlü" takımlarımızın başkan ve yöneticilerinin oralarda ettiği değişmez laftır bu... Gaziantep, Kayseri, Diyarbakır, Malatya, Elazığ, Erzurum, Rize yönetimine teşekkür... Çok iyi ağırlamışlar. İyi de, onlar İstanbul''a gelince siz hiç ilgilenmiyorsunuz! İstanbul''da dostluğun bir önemi yok mu?
"Başkan bize Metsu''yu getir" 2002 Dünya Kupası finallerinde, İlhan Mansız''ın bir ayak darbesi ile devirip de yarı finale çıktığımız Senegal''in o zamanki yakışıklı teknik direktörü Fransız Bruno Metsu''ya Gaziantepspor''un talip olduğu yazılıp çizilmişti. Geçenlerde dönemin Gaziantepspor Başkanı Celal Doğan ile konuşuyorduk. "Yahu" dedi, "O tarihte Türkiye''nin hemen her yerinden o kadar çok kadın aradı ki, ''Başkan ne olur Metsu''yu getir'' diye, şaştım kaldım." Ben hem şaştım, hem üzüldüm.
...kim demişti? "Hakemleri koruma altına aldım." (A.Ş.)

