Kaydet
a- | +A

(hikâye: 334)

- Annem şu an gözyaşı döküyor. Mutluluk gözyaşları... Size çok teşekkür ediyoruz. Kendisi konuşmaya utanıyor, onun için ben aradım. - Rica ederim, lafı mı olur. Siz asıl Tülin hanıma teşekkür edin.

- Onu da aradık, şimdi konuştuk. Sonra sizi aradım. - Ben sadece aracı oldum. - Olsun. Düşünmeniz ve inceliğiniz yeter. - Sağ olun. O sizin iyiliğiniz. - Eee... Ara sıra sizi aramamda sakınca var mı acaba? - Rica ederim, her zaman beklerim, memnuniyet duyarım. H Karşılıklı komplimanların havada uçuştuğu bu konuşma, Bursalı bir bayan dinleyici ile İstanbul''da bir erkek radyo sunucusu arasında geçti. Ve bu konuşmanın başlattığı süreç, bu iki gencin evliliğine kadar gitti. H Her Çarşamba gecesi yaptığı sohbet programıyla geniş bir "aile" oluşturan sunucu, kendi müstakbel ve gerçek ailesini de bu dinleyiciler arasından işte bu bayanla, yani yukarıdaki konuşmayı yaptığı Bursalı kızla kurdu aylar sonra.... H Çünkü, bir gece Avustralya''nın başkenti Canberra''dan Tülin hanım yayına bağlanmış, "Siz orada kışı en şiddetli biçimde yaşarken biz burada otuz sekiz derece sıcakta kavruluyoruz. Mevsimler farklı olunca yediğimiz meyveler de tezat teşkil ediyor. Siz portakal, biz erik yiyoruz" demiş, yayın sonrası Bursa''dan arayan bir bayan, annesinin hamile olduğunu, erik sözünü duyunca şiddetli bir şekilde eriğe "aşerdiğini" söylemiş, sunucu ertesi günkü yayında Tülin hanıma durumu anlatmış, Avustralya''daki bu iyiliksever Türk kadını da üşenmeyip oradan kargo ile İstanbul''a erik göndermiş, radyocu genç havalimanından aldığı erikleri, organ nakli aceleciliği ve titizliğiyle Bursa otobüsüne yetiştirmişti. Yazının girişindeki teşekkür dolu konuşma işte bunun içindi.

ÖNE ÇIKANLAR