Kaydet
a- | +A

Çaldıran sırtlarından ovaya inen Osmanlı ordusunun merkezinde Kapıkulu askerleriyle berâber Yavuz Sultan Selim Han vardı... Sağ kola Anadolu Beylerbeyi Hadım Sinân Paşa ve sol kola Rumeli Beylerbeyi Hasan Paşa kumanda edecekti. Yeniçerinin önüne azep askerleri sıralanmış ve onların önüne de beş yüz darbezen top yerleştirilmişti. Şah İsmâil, sağ kola en büyük kumandanı Durmuş Han Şamlu ve Nur Ali Halîfe, sol kola Diyarbakır Beylerbeyi Ustacluoğlu Mehmed Han''ı koyarak kendisi muhâfızlarıyla berâber geride, ihtiyâtta kaldı. İki taraf kuvvetleri eşit görünüyordu.

Ve harp başlamıştı...

Osmanlıların yaya, yâni Yeniçeri kuvvetleri çok muntazam olup, buna mukâbil Şah''ın da 60.000 kişilik mükemmel süvârî kuvveti vardı. Osmanlı kuvvetleri açlık ve sıkıntı içinde yaklaşık 2500 kilometrelik yolu kat edip, yorgun bir hâlde gelmişlerdi. Şah''ın kuvvetleri ise zinde ve dinç idi; zâten Şah''ın maksadı Osmanlı ordusunu yormak ve sonra imhâ etmekti...

Ve harp çok şiddetli bir şekilde başladı. Şah''ın sağ cenâhı şiddetli bir hücumla Osmanlıların sol cenâhını bozdu. Beylerbeyi Hasan Paşa bu sırada şehid düştü. Bu bozgun, azeplerin topların önünden içeri alınamaması ve topların zamânında ateşlenememesi yüzünden meydana geldi. Ancak sağ kol kumandanı Hadım Sinân Paşa tam zamânında topları ateşlemeye muvaffak oldu. Hafif toplar Şah''ın sol kol kuvvetlerini perişan etti. Ustacluoğlu Mehmed öldürüldü. Bu arada merkezdeki Yeniçerilerin Şah''ın gâlip gelen sağ cenâhına yoğun bir tüfek atışı başlatması ile Safevîler tarafında tam bir bozgunluk başgösterdi. Bu sırada Şah İsmâil kurşunla kolundan yaralanarak atından düşmüştü. Osmanlı kuvvetlerinin eline geçmesi an meselesiydi. Tam bu sırada Şah''a benzeyen ve onun gibi giyinmiş olan Hızır adında bir seyis "Şah benim" diye ortaya atıldı. Osmanlı birlikleri bu adamı esir ederken Şah İsmâil temin ettiği bir atla arkasına bakmadan Tebriz''e kaçtı. Hattâ burada da kendisini emniyette görmediğinden İran içlerine çekildi...

Tamâmen dehâ mahsûlü

Yavuz Sultan Selim Hanın tamâmen dehâ mahsûlü bir taktikle on iki saatte henüz hava kararmadan kesin netîce aldığı Çaldıran Muhârebesi târihin en büyük ve nâdir meydan muhârebelerindendir. Çaldıran Zaferi, siyâsî, ictimâî ve târihi bakımdan Anadolu için çok mühim sonuçlar doğurmuştur...

ÖNE ÇIKANLAR