Kaydet
a- | +A

Bugünkü yazımın başlığı biraz uzun oldu ama, dile getirmek istediklerimi daha baştan ortaya koyayım dedim. F.Bahçe gerçekten de şu anki yönetim tarzıyla tam anlamıyla bir futbolcunun çiftliği haline gelmiş durumdadır. Bu futbolcu hiç kuşkusuz istediği zaman idmana çıkan bunu da özellikle takımın ana yapısı İstanbul dışındayken beceren, başkanıyla oynayacağı maçların pazarlığını yapan Anelka''dır.

Aynı Anelka arkadaşları Faroe Adaları''ndaki maç için çok eziyetli gidiş-geliş yolculuğu yaparken, Samandra''da eksik idmanlarını tamamlamıştır. Arkadaşlarının tam tersine Faroe Adaları eziyetinden tüyen Anelka giriştiği pazarlık sonucu Erciyes maçını da evinde hiç ayrılamadığı müzikçalarını dinleyerek geçirmiştir.

Anelka''nın, bu dünyanın hiçbir yerinde rastlanmamış ve rastlanması da mümkün olmayan pazarlıklı profesyonel futbolculuk davranışı kulübü çok iyi yönettiği iddia edilen başkan tarafından da adeta sınırları genişletilerek onaylanmaktadır. Yani koca F.Bahçe''nin başkanı kulübüyle maç pazarlığı yapan 25 milyon dolar maliyetli bu arkadaşlarının emeğine saygısızlık eden oyuncusuna, "Kiev maçlarını oyna, turu geçelim. Sana transfer yolu açacağım" gibilerinden yine futbol dünyasında rastlanmamış bir yönetici uygulaması ile tarihe geçmiştir. Pekiyi ne olmuştur? Anelka abi Kiev''de yine tatil yapmış, F.Bahçe''yi 10 kişi oynatmış ve daha oyun bitmeden teknik direktörü tarafından sanki başkanına, "Bundan artık hayır gelmez. Siz de ne yapacaksanız yapın" mesajıyla karşılık vermiştir. Şimdi şunu çok merak ediyorum.

Acaba yarınki G.Birliği maçı için F.Bahçe''nin büyük işler üstadı başkanı, teknik direktörü ve Anelka masada hangi karara varacaklardır? Yani Anelka Gençler maçını oynamak mı, yoksa oynamamak talebinde mi bulunacaktır? Haftaya Saracoğlu''nda Rize maçı var. Sonra Anelka''nın piyasası için, tabii başkana göre Kiev oyunu bulunuyor. Eğer siz yönetici iseniz, ben de Pele''yim.

Haaa az kalsın unutuyordum. Zico''nun kulağına birileri hem Alex hem Tümer hem de Anelka tipi bir oyuncuyla ciddi rakipler karşısında 11 kurulamayacağını fısıldamalıdır. Bunu ben şimdi yapıyorum. Ama Selçuk Yula, Hasan Ali Atasoy ve de yeni yeni türeyen gazetelerdeki başka sütunların sahipleri aynı görüşü yazmazlarsa, vay F.Bahçe''nin haline... Tur çok mu uzak? Değil ama yukarıdaki inceliği Zico kavrayabilirse... VE G.SARAY Geçen sezonun bilmem kaçıncı haftasından beri G.Saray''ın bana göre Türkiye''nin en fazla alternatifi olan kadrosu olduğunu yazıp söyledim. Belki bireysel kalitede G.Saray''ın kadrosu 1 numara değildi ama, sistem içinde her yerin neredeyse 3-4 alternatif oyuncusu bulunmaktaydı. Yine uzun zamandır yazıp, söylediğim gibi G.Saray''ın mutlaka ve mutlaka çift ön libero ile ve kaleye yakın oynadığı süreçte İliç''i uçtaki santrforun arkasında dolaştırması gerekiyordu. Gerets inatla o dolaşan adamı Necati''den, İliç''i de hücuma kopan ikinci libero yapmakta inat etti.

Böylece Tomas - Song ikilisinden en sondaki uç adama kadar olan bölgede mesafe açıldı ve G.Saray olmadık puanlar kaybetti. Baktım, Çek rakibi karşısında Gerets; Volkan, Okan, Ayhan, Mehmet''ten oluşan çift ön libero potansiyelinden Okan''la Ayhan''ı sahaya sürüp İliç''ten en fazla yararlandığı maçı sahneledi. Tabii ki, Arda futbolumuzun yeni genç ustası olarak G.Saray''da her zaman ilk 11 oyuncusu olacağını bağırırken, Sabri''nin de takımın gerçekten vazgeçilmez dinamosu olduğu görüldü. Ama aynı Gerets, dünya futbol tarihinde bir teamül olmuş bu kurguyu yıkmaya kalkınca boşu boşuna 2 gol yedirdi.

O teamül şuydu: Sakatlık veya herhangi bir ihraç sözkonusu değilse, hele hele maçta da önde gidiliyorsa, bitime az bir süre kala savunmadan adam değiştirilmez. Aynı hatayı geçen sezon Kıbrıs''taki maçta Şenol Güneş yapmış, Trabzonspor 4 dakikada 2 gol yemişti. Önceki akşam da Orhan-Ergün değişikliği G.Saray''ın yüreğini ağzına getirdi.

ÖNE ÇIKANLAR