Kaydet
a- | +A

Celal Amca, giyim mağazası sahibiydi ve bir süredir evinde hasta yatıyordu.

Dükkâna, tam yirmi iki yıldır yanında çalışan emektâr Kenan Efendi bakıyordu. Celal Amca''nın üç çocuğundan büyük kızı Hande, geçen yıl bir gurbetçi ile evlenerek Viyana''ya gitmişti. İkinci çocuğu Kerem üniversiteye yeni başlamıştı ve boş zamanlarını babasının dükkânında geçiriyordu. Küçük kızı Billur ise ilköğretim altıncı sınıftaydı. Anne Cahide Teyze ev hanımıydı. *** Celal Amca''nın hastalığı ilerleyince, hastaneye kaldırılmıştı. Yaklaşık yirmi gündür hastanedeydi. Kerem, sırf babasına Avusturya''daki ablası Hande''yi göstermek için laptop almıştı. Hastane odasında MSN''i açıyor, kızı ile babasının görüntülü konuşmasını sağlıyordu. İlk kez gördüğü bu sisteme Celal Amca''nın aklı ermemişti ama çok memnun olmuştu. Şimdi artık oğlunun laptopu ile hastaneye gelmesini dört gözle bekliyordu. Oğlu da hemen her gün, ya da gün aşırı babasını ziyarete gidiyor, o arada da baba ile ablayı sanal ortamda buluşturuyordu.

*** Herkes Kerem''in babasının ölümünü beklerken annesi öldü! İki gün içinde abla Hande Avusturya''dan, Cahide Teyze''nin akrabaları memleketten geldi ve merhume toprağa verildi. Durumu daha da kötüye gitmesin diye, bütün bu olan bitenler Celal Amca''dan saklanmıştı. *** Celal Amca bu kez üç çocuğunu da karşısında görünce hem çok sevindi, hem çok üzüldü. Yurt dışından beklenmedik bir şekilde gelen kızını daha bir hasretle kokladı: - Ne zaman geldin? Niye hiç bahsetmedin? - Sürpriz olsun istedim baba, dedi Hande, söyleseydim gelmeme engel olurdun belki. Celal Amca: - Teşekkür ederim kızım, dedi minnetle gözlerini kapatarak. Engel olmazdım. Ayaklarına sağlık. Nasılsın peki, iyi misin? Alışabildin mi? Zoraki bir şekilde gülümsedi Hande: - Ben iyiyim baba, sen iyi olunca daha da iyi olacağım.

Celal Amca, o an aklına gelmiş gibi gözleriyle odayı taradı; mevcut kişileri içinden saydı ve: - Anneniz niye gelmedi, dedi. Bu sıradan ama kor gibi soru çocukları sarstı. Küçük Billur kendini odadan dışarı zor attı. Kerem yatağa sırtını dönecek şekilde, titreyen dudaklarıyla pencereden dışarı bakmaya başladı. - Annem biraz rahatsız hissetti kendini, dedi Hande. Gelemedi. Celal Amca yutkundu, peki dercesine hafifçe kafasını salladı. *** Biraz sonra Billur yüzünü lavaboda yıkamış ve toparlanmış olarak odaya döndü. Hande sırf ses olsun diye sordu: - Bir şeyler yiyebiliyor musun baba, iştahın nasıl? Babasının aklı başka yerdeydi: - Kerem oğlum, şu bilgisayarından anneni gösteremez misin bana? Küçük ve kasvetli odada, bir anda üç ağlama sesi birbirine karıştı.

ÖNE ÇIKANLAR