İlk maç öncesi olduğu gibi bu maç öncesi de Arsenal''in en önemli oyuncusunun, bol pas sonrası rakip sahaya yerleşirken, her yönden gelene istasyon olup, gol pozisyonu oluşturan Adebayor olduğunu söyleyip yazmıştım. Dün akşam da Emirates Stadı''nda Adebayor''un ne kadar hayati bir önem taşıyan Arsenalli olduğunu gördük. F.Bahçe''den kolay top çalıp, kolay paslarla öne çıkan Arsenal, rakibinin ceza alanına geldiği hiç bir pozisyonda bir Adebayor duvarı ve yardımcısı bulamadığı için komik durumlara düştü diyebiliriz.
Luis Aragones ki, hocalığını övdüğüm adam rakibinin bu ince karnını keşfedip takımını kendi yarı alanından, kalesinden makul bir uzaklıkta, topun arkasında tutup Arsenal''in boşuna mesai yapmasını sağladı. Tabii ki, Alex''in olmayışıyla takım savunmasının üst düzeye çıktığını da notlarımız arasına alalım. Fabregas''ın kumandasındaki Arsenal, etkisiz boşuna pasları üst üste yığıp F.Bahçe ceza sahasına kadar geldi ve orada kendisini sonuca götürecek Adebayor''u bulamadığı için bunların hepsini teslim etti. Şayet F.Bahçe ilk maçta Şükrü Saracoğlu gazına gelmeyip benzeri bir oyunu tezgahlayabilseydi, kim bilir belki de şimdi Şampiyonlar Ligi''nde ikinci tura geçme avantajı taşıyan takım olabilirdi.
F.Bahçe bana göre doğru bir oyun planlayıp sahaya yansıttı. En ciddi eksiklik ise öne doğru çıkışlarda Semih''i destekleyen başka bir oyuncunun olmayışı idi. Maç böyle sürüp giderken hayallerimle maçın içine bir adam koyuverdim. Bu adam F.Bahçe''de daha önceki yıllarda 15 numarayla seyrettiğimiz, Aurelio idi. Top kapıldığında, topu alıp rakibin sahasına taşıyan bir Aurelio hayal edip, bu maçın çok enteresan bir sonuçla tabelaya yazılabileceği rüyasını değil ama gerçeğini gördüm diyebilirim.
Arsene Wenger yarın büyük paralara mektep edeceği oyuncuları soktu ama ikinci bir Adebayor''u olmadığı için, bu futbolcunun yokluğunda patinaj yapmaktan takımını öteye geçiremedi.
Maçın adamı kim diye soracak olursanız, oyunun ilk bölümlerindeki yalandan Arsenal baskısında iyi işler yapan kaleci Volkan''ı gösterebilirim.

