Kaydet
a- | +A

Hıncal Uluç usta, bu Mehmet Yıldız için A Milli Takım''da oynayacak yegane santrafor diye yazıp söylemişti. Dün akşamki kupa yarı final son ayağına bu nasıl bir giriş diye düşünebilirsiniz. Bundan böyle her yazımda Türkiye''de futbolu teknik anlamda yorumlayanların nerede olduklarını vurgulayacağım. Sivasspor''un, Kadıköy''deki 3-1''in altından kalkabilmesi kolay mıydı? Cevap hemen evet olabilir. Çünkü Fenerbahçe''nin dün akşam sahadaki kadrosu ciddi şekilde sınıf düşmüştü. Ama ne var ki Aragones usta belki de geldiğinden bu yana ilk defa kendi kurallarını değil takımını maçın sonuç stratejisine göre organize etmişti. Yani Sivasspor''un üstüne gidilmeyecek, rakip mümkün olduğunca kalabalık içinde Volkan''ın kalesine makul uzakta karşılanacaktı.

Peki bir rakibi kendi alanında bu kadar kabul etmek risk değil miydi? İşte yazımın girişi şimdi bu soruyla kol kola cevaplanacak. Sivasspor düne kadar bütün pas alış-veriş ve hücum organizasyonlarını Mehmet Yıldız''a programlamıştı. Bu çok ilkel bir futbol kurgusuydu. Sadece fizik kapasitesiyle var olabilen Mehmet, onu da yitirince F.Bahçe savunmasının adamlarından biri oluvermişti. Yani Sivasspor özellikle ikinci yarıda, ilk yarıya oranla daha fazla pas yaparak rakibine yaklaşıyordu ama aynı pozisyonda direklere vuran iki topun dışında Aragones''in kalabalığında eriyip gidiyordu.

F.Bahçe''nin "al topu yine getir" oyun kurgusu bir mahalle futbolu görüntüsü veriyordu ama Aragones''in kazanmaya çok alışık olduğu kupa da böyle götürülüyordu. Bu, Sivas''ın Trabzonspor maçı öncesi aşırı yorgunluğa itilmesine de neden olacaktı. Sonuçta F.Bahçe''nin yarım yamalak takımı akılcı bir oyun kurgusuyla Sivas''ı seyredip dar bir alanda oyunu kabullenerek finale yürüdü. Sivasspor''un da böyle bir tuzak içinde yapacakları çok da çeşitli değildi. Hele hele Yasin, Önder, Deniz ve Selçuk''un yanına Mehmet Yıldız da eklenince.

ÖNE ÇIKANLAR