Hani bizim futbolu televizyonda yorumlayıp, gazetede yazanlar var ya, hani şu Aragones''i bir türlü teknik direktöre benzetemeyen...
Son yıllarda kulüp takımı çalıştırmadı diye nüfus kağıdını yorumlayanlar var ya...
İşte onlar, dün akşam Denizli''de ilk yarısı halı saha maçından da beter oyundan sonra, Aragones''in 58. dakikada yaptığı değişiklikten sonra bir anda F.Bahçe tarafına geçiverdi. Denizlispor''un, "herkese her bölgede bir adam" anlayışı üzerine kurduğu oyunda, F.Bahçe''nin oyuna ağırlığını koyma anahtarı ön liberoların cebindeydi. Ama Josico korkudan kendi bölgesine yapışık yaşarken, Selçuk''un da yürüyen Alex rolüne soyunması çok güçtü. Kazım''ın futbol maçında mı, yoksa gece kulübünde dans eden mi ikilemindeki tuhaf hareketleri, diğer tarafta da Vederson''un formsuzluğundan kaynaklanan zafiyeti, Ümit Kayıhan''ın sahanın kenarlarına aldığı önlemlerin takır takır çalışmasına yardım etti.
Öne hiç gidemeyen Denizlispor, kafalarda son 3 maçta nasıl 9 gol attığının bulmacasını da çözülmez bir hale sokuyordu.
Ivan müthiş fiziği ile F.Bahçe savunmasının göbeğini değil, sanki kendini harap ediyordu.
Devre Volkan''ın parmaklarının ucunda 0-0''a kilitleniverdi.
Sonra Aragones, Deivid''i Josico''nun yerine, Emre''yi de Vederson''un yerine sahaya sürdü. Emre girer girmez, futbolda şansın ne kadar önemli olduğunu imzalatırcasına attığı güzel golle F.Bahçe''ye maçı kazandırdı ama, asıl önemlisi Emre''nin oyuna girişiyle F.Bahçe, yazımın başında dediğim pozisyon ya da gol bulma formülünü çalıştırmaya başladı.
Yani F.Bahçe''nin geri bloklarından ön tarafına doğru hem adamla, hem de uzun pasla çıkılabiliyordu artık.
Bunlara karşılık çok zayıf kadrosu olan Denizli''nin değişiklikleri sadece yasak savmaktı.
Şimdi gelelim iki önemli konuya... Aragones gibi hoca, Alex''in hayalet oyununa acaba daha ne kadar katlanacak?
Her takım Denizli gibi yetenek yoksunu olmayabilir. İkinci konu Deivid''in harika golünün hakem talihsizliği sebebiyle güme gidişidir.
Orta hakem nerede ise aynı mesafede, yardımcı da savunma çizgisi paralelinde, yani neredeyse 25 metre uzakta olduğundan gol güme gitti.
Yani hakem şanssızlığı.

