Fenerbahçe''de Sayın Aziz Yıldırım''ın, geçtiğimiz hafta içinde, bugün saat 13.00''te kulübün televizyonunda bazı açıklamalarda bulunacağı duyurulmuştu. Hem FB TV''den, hem de kulübün resmi sitesinden... Beklenilen; televizyon kanalının genel müdürü İhsan Topaloğlu''nun soruları soracağı, Aziz Yıldırım''ın cevaplayacağı idi... Ancak ne var ki, önceki gün bazı internet sitelerinde bu programa, Topaloğlu ve Yıldırım''ın yanı sıra bazı seçilmiş gazetecilerin katılabileceği şeklinde haber yer aldı. Buna inanmak istemedik... Araştırdık ve ne yazık ki doğru olduğunu gördük. Hatta seçilmiş özel gazetecilerin Milliyet Spor Müdürü Cem Şengül, Sabah Spor Müdürü Serdar Ali Çelikler, Hürriyet Spor Şefi Mehmet Aslan, Zaman Spor Müdürü Serkan Akcan ve Akşam Spor Yazarı Alaattin Metin oldukları ortaya çıktı.
Bu, tarihi bir skandaldır... Dünya kulübü olma yolunda emin adımlar attığını iddia eden bir kulüp, başkanının açıklamalar yapacağı bir programa gazeteci seçemez. Tabii kulübü tek başına bir zat yönetmiyorsa... Bu, özgürlük, eşitlik, kardeşlik ilkeleri üzerinde yükselmiş demokrasi ile - ki bağlantılı olarak, basın özgürlüğü - de asla bağdaşamaz. Kimsenin, yapacağı açıklamalarda gazeteci veya gazete seçmeye hakkı yoktur. Varsa dünyada bir eşi, bizi de bilgilendirin ki, eksik kalmayalım... Tabii askeri yönetimler, diktalar hariç...
Durum gerçekten de vahimdir... Çünkü bu seçilmiş gazetecilerin karşısında açıklamaları yapacak kulüp başkanı aynı zamanda Kulüpler Birliği Vakfı Başkanıdır da... Yani o vakıfta birlikçi, iş kendi yönettiği kulübe geldiğinde ayrımcı... Bu, tekrar ediyorum bir skandaldır. Şimdi acaba Türkiye Spor Yazarları Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ne gibi bir tepki göstereceklerdir? Ya da susup, çok çirkin, basın özgürlüğü ile bağdaşmayan bu çağdışı tutumun başkalarınca da örnek alınmasına mı çanak tutacaklardır? Haa sakın ola ki, çağırılanlar arasında benim ismim yok diye bu yazıyı yazdığımı sanmayın. Zaten öyle bir ayrımcılığın içinde benim yerim asla olamaz... Peki, doğrusu neydi derseniz... Madem ki dünya kulübü olunuyor, o zaman her gazeteden, sizin değil, gazetenin görevlendireceği birer kişi katılırdı. Tekrar ediyorum, umut ederim ki, bu program bundan önce olduğu gibi yine Sayın Topaloğlu ile Sayın Yıldırım arasında geçer... Yani kendin pişir, kendin ye... Ve bu yazı da çöpe gider... Yok, tersi olursa, bizden günah gitti o zaman...

