Şampiyonluktan geri düşmüş ünlü bir kulübün başına, "İpi mutlaka biz göğüsleyeceğiz" diyerek seçilmişti. Yeni başkan, önemli bir lig maçından beraberlikle çıkıp puan kaybedince ortalığı yıktı.
Hedef tahtası haline getirdiği kişi ise, maçtaki bir pozisyonda onun defans oyuncusuna kırmızı kart gösteren hakemdi. Oysa futbol otoriteleri, verilen kararın doğru olduğunu söylüyordu. Yeni başkanın bütün televizyonlarda yayınlanan öfkeli beyanatı, bu güne kadar bir futbol hakemi için söylenmiş en ağır sözlerdi: "Merkez Hakem Komitesi bir çetedir ve bu hakem de o çetenin üyesidir! Bu hakem hırsızdır! Böylelerini yaşatmayız! Şerefsiz! Bu hakemin kokartını sökeceğim! Büyük camiamızın düşmanlarını yaşatmayız! Milyonlarca taraftarımızın sabrı taşmıştır, onlara durun diyemem..." Günlerden cumartesiydi. Tam beş büyük televizyonun spor sorumlusu, bu öfkeli başkanı pazar akşamı için programlarına davet ettiler. Zaten çoğu, koltuklarını ona borçluydu. "Gelemem" diye reddetti hepsini... "Çünkü yarın sabah Ankara''ya gitmem lazım. Oğluma söz verdim. Ama telefonla bağlantı kurabiliriz." HHH Stat Otel''de oğluyla buluşacaktı. Randevu saatinden on dakika önce girdi lobiye... İçecek bir şeyler söyledi. Gazeteleri kurcalamaya başlamıştı ki, oğlunun sesini duydu: - Merhaba babacığım, çok beklettim mi? Oğlu arkasındaydı, elini babasının yanağına koymuştu. Başkan kafasını çevirmeden oğlunun yanağındaki elini tutarak önüne çekerken: - Yoo, yeni geldim, otur bakalım, dedi. Oğlu koltuğa otururken: - Maçınız ne oldu sahi? Futbolla ilgilenemez olduk, diye sordu. "Boş veer" gibisinden elini boşlukta salladı babası... Sonra, bir şeyi yeni fark etmiş olmanın şaşkınlığıyla sordu:
- Askeri kıyafetsiz nasıl çıktın şehre? - Ohoo, babama bak! Askerlik mi yapıyoruz ki! Zaten seni biraz da bunun için çağırmamış mıydım? İşte "ikinci babam" dediğim komutanım bu... Seninle tanıştırmak istemiştim. Onun sayesinde sivilden daha rahatım. Hatta, bazen senin yanında mı onun yanında mı daha rahatım diye düşünmeden edemiyorum:))
Başkanın yapmacık bir öfkeyle kaşlarını çattığını görünce düzeltti: - Son cümle şakaydı tabii... Başkan da gülümseyerek: - Biliyorum biliyorum, sen rahat ol da hangimizin yanında olursan ol, dedi. Başkan, bu konuşmalardan sonra oturduğu yerden göğsünü geriye çevirerek arkasında duran komutana baktı. Ve, bir gün önce bütün Türkiye''ye "hırsız, şerefsiz" diye ilan ettiği binbaşı üniformalı hakemi hayretle gördü...
> (Otobüs Durağı cuma ve cumartesi yayınlanır.)

