Delikanlı, Basın Yayın Yüksel Okulu''nu bitirip bir gazetenin spor servisinde işe başladığında kabına sığmıyordu. Kısa sürede, bir gazete mutfağının "uzaktan göründüğü" gibi olmadığını görünce morali bozuldu. Edebiyat cahili yazar ve muhabirler, uydurma ve üretme haberler, popülist manşetler, düşük ücretler... Paranın büyüğünü götüren eski futbolcuların yerine yazı yazan gariban çocuklar... Neyse, kimsenin tavuğuna kışt demenin alemi yok diye düşünerek başını eğdi, işine baktı. Yazı yazdı, müdür beğenmedi. Müdür beğenmedi, yeni yazı yazdı. Altı ay geçti, ismi bir defa bile gazetede çıkmadı; oysa o heyecan doluydu. Üstelik bu işin eğitimini almıştı. Tuttu, başka bir isimle bir spor makalesi yazdı, başka bir gazeteye gönderdi.
Heyecanlı birkaç günlük bekleyişin sonunda bu yazısı başka gazetede yayınlandı. Ardından bir araştırma patlattı. Bir, üç, beş derken takma adı piyasada ve kendi gazetesinde duyulmaya başlandı.
Vakit, intikam vaktiydi.
Takma adla başka gazeteye yazdığı yazıların dosyasını müdürün masasına koydu ve, - Ben yazmıştım abi bunları... dedi. Elbette beklediği cevap, "Oğlum söyleseydin ya böyle yeteneğinin olduğunu... Hadi otur yaz!" şeklindeydi. Müdür: - Defol git lan! Başımıza usta mı kesildin, diyerek işine son verdi! *** Gazetecilik serüveninde bir yılı yeni doldurmuştu.
Kalktı takma yazılarını yayınlayan gazeteye gitti. Kendini tanıttı.
Gerçek ismim şu, size yazdığım isim ve yazılar bu, diyerek... İşe alındı. *** Alındı da, bir daha ismi o gazetede de çıkmadı. - Daha gençsin oğlum, önünde yıllar var. Şimdi sen İmparator''un yazısını yaz bakiim becerebiliyor musun, dedi yeni müdür... Delikanlı, o gün bu gündür (galiba 6 yıl oldu), ünlü futbolcu-yazarların yorumlarını yazıp duruyor.
SADIKS boşluk yorumunu yaz Turkcell,
Telsim, Avea 2866''ya gönder

