Kaydet
a- | +A

Şehzadebaşı''ndaki akrabasından da ailesinin yerini öğrenemeyen Hüseyin Kadri Bey, hatırasını anlatmaya şöyle devam ediyor: "Şehzadebaşı''ndan da bir haber alamayınca, hemen oradan ayrılıp başka bir ahbabın evine uğradım. Buradan da bir haber alamadım. Yâ Rabbi, nereye gitmiş olabilirlerdi! Daha sonra biri Aksaray''da, diğeri Kadırga''da oturan iki akrabanın evine daha gittim. Geç vakit otele döndüğümde elime geçen malumat şuydu: Maddi bakımdan bir hayli sıkıntıya düşmüşler, neleri var, neleri yok hepsini satmışlar, sıra eve gelmiş, onu da satılığa çıkarmışlar. Bazı dostlarımız, Topkapı civarında bir yere taşındıklarını, fakat hangi mahalle, hangi sokak bilemediklerini söylüyorlardı...

İstanbul''da son gecem!..

Bağrım ve gözüm yaşla dolu, kâbuslu bir gece daha geçirdim ve ertesi gün Bebek''teki teyzeme gitmeye karar verdim. İşlerimi bitirdikten sonra hemen oraya gittim, fakat teyzemin üç ay önce vefat ettiğini öğrendim. Akşama Kadıköy''e geçtim. Burada amcazadelerim vardı. Ancak, onları da bulmak mümkün olmadı.

İstanbul''daki son gecem de kâbusla dolu geçti. Merak ve endişeden gözüme uyku girmiyordu. Sabah erkenden, Trabzon''a gidecek olan gemi hareket ediyordu. Son defa bir arkadaşıma uğradım ve Allah rızası için, eğer ailemden bir haber alırsa derhal cepheye, bana haber göndermesini rica ettim ve gemiye binerek hareket ettim...

İşte harbin diğer yüzü! Aylar sonra beklediğim haber geldi; validem ve hemşirem Topkapı''da bir kulübede sefalet içinde yaşıyorlarmış. Beni çok sevdiğini, ölünceye kadar yolumu bekleyeceğini söyleyen nişanlım da, zengin biriyle evlenmişti. İşte, harbin diğer yüzü. Cephedekiler kadar, onları bekleyenler de aynı acı ve mahrumiyeti çekiyorlar..."

ÖNE ÇIKANLAR