Spor kulübünün genç yöneticisi, eşinin telefondaki sesinden ürkmüştü.
Resmi ve soğuk bir tonla konuşuyordu eşi: - Kimin söylediğini sorma, seni bir bayanla görmüşler! Yöneticinin savunma refleksi iyiydi, bu hücumu şöyle karşıladı: - Hayatım konu şu... Bizim burada çalışan bir bayan o... Geçenlerde bir tansiyon düşüşü oldu... Ayakta duramıyordu... Ateşi çıkmış, gözleri, burnu akıyor... Öyle bir durumda yani... Aldım, evine götürdüm. Ne yapacaktım yani? Kadın daha da ciddileşti: - Ama arabada değil, McDonald''s''ta görmüşler! Yöneticinin teslim olmaya niyeti yoktu: - Doğru!... ''Revirden ilaç verdiler ama içemedim. Tok karnına içilmeliymiş. Midem kazanıyor'' dedi, ben de yol kenarında McDonald''s''a çektim arabayı... Bi hamburger yedi, ilaç için yani... Karısı, hakkını yedi adamın: - Yalan söylemeyi bile beceremiyorsun! Kol kola görmüşler. - Bak yaa! Ben ne anlatıyorum tatlım? Kadın hasta, ayakta zor duruyor! Yola düşecek neredeyse.. Bir de çekingen.. ''Gir kızım koluma'' dedim, ''Abinim ben senin''... Kim görmüş yaa? Ah bir söylesen de yüzleşsem o şerefsizle! - Söylemem, söz verdim. - Söyleyemezsin tabii, söylesen herifin yalanı meydana çıkacak! - Erkek olduğunu nereden biliyorsun? - Kadın mı? Kimmiş? Söyle yaaa! - Tereyağı gibi üste çıkma! Bitmedi daha! Sinemaya gittiğin kadın kimdi peki? Yöneticinin kelimeleri düzensiz çıkmaya başlamıştı ama, aslan gibi savunmadaydı yine:
- Sinema mı? Sinemaaa... Haa, ooo! İnsaf, yoksa ondan da mı şüphe ediyorsun? Yani nedir bu, benden mi şüpleniyorsun? Bak canım, bir iş görüşmesinin devamıydı o... Galeria, di mi?
- Evet...
- Hah, nasıl biliyorum, işte o olay... Bir reklam filmi yaptırıyorum. Yönetmen kadıncağız Galeria''da randevu verdi. Ne yapsaydım? - Yazıklar olsun sana... Kadınlarla ye, iç, kolkola gez, sinemaya git... Ben de 1 Nisan şakası yapayım diye telefon etmiştim! Keşke aramasaydım... Başıma gelene bak...

