HAYAT
"Beni unutma" dedi. Sımsıkı sarılarak yanağına bir öpücük kondurdu. Döndü ve gitti. Hepsi bu... *** Aslında dünyanın en acıklı cümlesidir; "Beni unutma." Ölmek her şeyi bitirir, ama "Beni unutma" diye vedalaşmak...
Yaşadığını bile bile, aynı yer kürenin üstünde olduğunu hatırlaya hatırlaya bir daha görüşememek... Ölenin ardından yaşanan yoğun acının da bir sonu vardır. Ama gidenin ardından duyulan acı, hayat sürdükçe devam eder. *** Amansız hastalığının önüne serdiği dikenli tellerin üstüne basa basa meçhule giderken "Beni unutma" dedi Charlize Theron, yanağına hüzünle öpücük kondurduğu sevgilisi Keanu Reeves''e... Kasım''da Aşk Başkadır filminin en yakıcı sahnesidir bu...
*** Filmlerde neden hep ayrılık vardır?
"Mutlu insanın öyküsü olmadığı için" mi? Yeşil Kart''ta Andie MacDowell da Gerard Depardieu''yu bırakıp giderken "Beni unutma" demişti, Titanic''de Kate Winslet da Leonardo Di Caprio''dan ayrılırken... *** Fotoğraflar...
Ah o unutulmuşluğun hüznünü taşıyan solgun suratlar...
Dalgın bakışlar... *** Fotoğrafçının sandalyesine oturduğunda, verdiğin o pozun, o saf bakışın bir gün bir gazetede ölüm resmi olarak kullanılacağını hiç düşündün mü? Ya da, bir cinayetin, bir trafik kazasının yere serdiği cesedin üzerindeki gazete örtüsünde görüneceğini? *** Fotoğraftaki yüzler neden hep mutsuz? Neden kat kat melankoli tütüyor açtığın her albüm sayfasından? Gidenlere mi üzülmeli, kalanlara mı? Yol aynı yol... Hepimiz geçip gidiyoruz işte... Kimi düşe kalka, kimi kalabalığı bol kulüplere sırtını dayayarak, refah içinde... Ama son, aynı son... *** Bir tarihte dünya televizyonlarının futbol jeneriklerini süsleyen Şenol Güneş nerede? Uzattığı bir ayak darbesiyle bütün Türkiye''yi sokağa döken İlhan Mansız ne alemde? "Beni unutma." İyi de, "zaman" diye korkunç bir rakibin var senin, nasıl başaracağım bunu? Daha dünün işi; Levent Bıçakcı nerede? *** Hayat böyle... Yaşanılır ve unutulur. Her geçen gün, her tükenen saat, hâtıraların üstüne kürek kürek unutkanlık atar.
Ve korkarım, "Baki kalan bu kubbede hoş bir sâdâ" bile değil...
NOT Ronaldinho gibi bir "uzaylı" yanında, en zor şartlarda bile en isabetli pas verme ustası Deco''ya yazık oluyor.
FIKRA Tilki-hakem
Son zamanların yıldızı yükselen hakemi Bülent Yıldırım''dan bir fıkra: Adam psikoloğa gitmiş, "Kendimi tavuk hissediyorum doktor bey" diyerek. Psikolog gerekli telkin ve tedaviyi yapıp, adamı tavuk olmadığına ikna etmiş. Fakat bir süre sonra adam nefes nefese psikoloğun kapısına dayanmış, "Kurtar beni!" diye.. "Oğlum, söyledim ya sen insansın, tavuk değil" demiş doktor. Adam hakemleri de kucaklayacak şu cevabı vermiş: "Ben tavuk olmadığımı, insan olduğumu biliyorum da, tilkiler bilmiyor!"
OKUMUŞ
NOT ALMIŞIM Kural yeterli mi? Alex''in kaleciden ayağı ile söküp aldığı ve ağlara gönderdiği top, "otoritelerimizin" ne kadar kural bildiğini göstermekle kalmadı; Daum gibi büyük bir takımın başındaki teknik adamın bile "çuvallayabileceğini" ortaya koydu. Kural gayet açık olduğu halde "Golümüz verilmedi" diyebildi. Konum bu değil... İlginç iki kural anekdotu... Pierluigi Collina "Le Mie Regole Del Gioco (Benim Oyun Kurallarım)" kitabında hakemliği sırasında iki kez "kuralların üstüne" çıktığını söyler: 1- Sezon 1999-2000... Seri B''de final maçı... Foggia-Bari... İlk yarıda kaleciler kendi ateşli seyircilerinin önünde oynamıştı ama ikinci devre kaleler değişince kaleciler rakip seyircinin önüne gelecek. Olay çıkacağı çok açıktı. Maç ertelense, tekrarı daha büyük problemler doğururdu. Kaptanlarla konuşarak, hava ve saha şartlarının da eşit olması sebebiyle ikinci yarı kaleciler yine aynı kalede olmak üzere maçı yönettim.
2- Mayıs-2000''deki Perugia - Juventus maçı...Yağmur yüzünden maçın yarıda bırakılması gerekiyordu. Ya devam edersiniz, ya tehir edersiniz. Ben beklemeyi seçtim. Bulutların gidiş yönünü düşündüm, daha önce de maç yönettiğim Curi Stadı''nın drenajının iyi olduğunu, suyu mükemmel emdiğini biliyordum. Sonuçta benim takdir ettiğim bir aradan sonra maçın ikinci yarısını oynattım ve sorunsuz bitirdim. İki kararım da çok tartışıldı ama FIFA Başkanı onayladı, "kuralların ötesinde uygulama" diyerek...
SAHİBİ BELLİ SÖZLER "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?" (N.H.)

