Kaydet
a- | +A

Önce hemen şu önemli noktanın altını çizelim.

Beşiktaş Başkanı''nın hayallerini süslemenin ötesinde, üstüne iddia da koyduğu şampiyonlukla kucaklaşması için, maç takviminde önce G.Birliği yaprağını koparması gerekiyordu. G.Birliği, sezon başından bu yana dikine, çok çabuk, kalabalık olarak hücuma çıkan ama rakip ceza sahasının yakınlarında ya da sağlıklı savunma barikatlarıyla karşılaştığında gol yapmayı beceremeyen bir takımdı.

İşte günümüz futbolunda takımınızın etiketi ne olursa olsun, içinde forma giyenlerin hepsi de yıldız olsa, yine de rakibi çalışıp, bozmak, oynatmamak birinci planınız olmalıdır. Beşiktaş dün akşam Ankara''da bu çağdaş futbol düşüncesinin olmazsa olmazına dört elle sarılarak, G.Birliği''ni ben bu yazıyı vermeye başladığım 80. dakikaya kadar pozisyonsuz bıraktı.

Peki Beşiktaş bu günümüz futbolunun kaçıncı sayfasını nasıl çalışmıştı.

Dediğim gibi ön sözü, savunmasıyla en son adamını yaklaşık 30 - 35 metreye kurarak sınıfı geçiyordu. Bu felsefe Gençler takımını tamamen uzun toplara, yüksek toplara mahkûm ediyor, böylece sahada bu işin uzmanları olan Toraman, Gökhan ve de Baki adeta yüksek top karşılama rekoru kırıyorlardı.

Haa Beşiktaş takımı kendisine teslim edilen, ya da kendisinin kazandığı topları çok mu şık, çok mu etkili, çok mu sonuca taşıyabilecek biçimde kullanabiliyordu? Cevabımız hayır olacak. Burak''ın dengesiz top taşımaları, Delgado''nun sol çizgiye yakın sık sık darbe alışı ve de her şeye rağmen Gençler takımının ortada birikerek oynama anlayışı, Beşiktaş''ın şık futbol görüntüsünü engelliyordu.

Tipik Nobre golüyle maçın kilidine anahtar uyduran Beşiktaş, sonra da ender organize ataklarından birinde Gökhan Zan''ın beceremeyip Adem''in becerdiği ters bir vuruşla kendine göre ligin ilk final oyununu kazanacaktı. Dörtlü savunmanın önünde Serdar''la Koray''ın çift ön liberolu ve de Burak, Rico, Delgado''nun sık sık değişiklik düşündükleri sistem çeşitlemesinde, kaleci Runje sanırım en rahat maçını oynuyordu.

ÖNE ÇIKANLAR