Beşiktaş, dün akşama kadar, hatta belki dün akşamın sonunda da bizim ligin en iyi üç takımından biri. Bu değişmez şu an için. Ama gelin görün ki, Ukrayna''dan öyle bir takım çıktı ki karşımıza, ismi yok ama futbolu vardı. Futbol dünyasının her köşesinden neredeyse birer adam toplamış bu takım, içinde bizim futbolumuzda olmayan Coelho diye de bir adam barındırıyor. Beşiktaş bu takıma karşı yukarıda da değindiğim gibi takım olabilmenin özellikleriyle mücadele vermeye çalıştı. Ancak Ertuğrul Hocanın garip bir oyuncu yerleştirme stratejisi yüzünden sıkıntılar da çekmedi değil. Holosko''yu anlaşılan o ki, spor medyasındaki ünlü yorumcuların etkisinde kalarak ikinci santrfor gibi görevlendirince onun oynadığı kanada Uğur''u feda etti. Aslında bu, Beşiktaş''ın sağ kanadını rakibe sunmaktan başka bir anlam taşımıyordu. Hem Uğur alabora oldu, hem de Serdar''ın önü harmanlanıp duruldu. Peki, bu tuhaf düşünce, herkesin orta uç adam sandığı Holosko''yu nasıl sundu derseniz; tam anlamıyla hava gazı! Beşiktaş, karşısında ismi olmayan ama müthiş çarpışan bir takım bulurken, hakemin iki önemli kıyağıyla da en azından cebine 1-0''ı koyabildi. Oyunun başlarında Zapotocny''nin net, açık penaltısını burnunun dibinde çalmayan İsveçli hakem, bir de Holosko''nun üç metre net ofsayt golünü Beşiktaş hanesine yazınca yukarıda da değindiğim gibi zor geçmesi dün akşam tescillenen rövanşa küçük de olsa bir avantaj taşıttı. Rüştü''nün bence gecenin en iyi Beşiktaşlısı oluşu, büyük hoca Lucescu''nun kuralar çekildikten sonraki tahminlerinin de ne kadar doğru olduğunu tasdikliyordu sanki. Bu arada, Nobre''nin kalenin uzağındaki en iyi Beşiktaşlı oluşu bile kendisinin öz evlat Bobo''yla değişmesine engel olamadı. Ama yukarıda da değindiğim gibi madem tipik çift ön libero kurgusunun dışına çıkıp Uğur''u çizgiye alacaktın Ertuğrul Hocam, o zaman Holosko''yu sağa, Nobre''yle Bobo''yu da en uca iterdin, olur biterdi.
Haa, bu arada Seric''le ilgili de iki cümle etmeden geçemeyeceğim. Medyada bugüne kadar bu oyuncuyla ilgili tek bir olumlu satır okumadım, yorum da dinlemedim. Ama adam, çok iyi adam ha, bilesiniz.
Sonuçta, umulmadık taş baş yaracakken, biz de iki hakem kıyağıyla bir Avrupa kupası maçı kazanıverdik!.. aaaHa

