Kaydet
a- | +A

(hikâye: 335)

Özel bir hastanenin tek kişilik odasında, yavaş yavaş narkozdan uyanan yaşlı ve eski futbolcu, yanı başında belli belirsiz gülümseyen hayat arkadaşının yüzünü gördü. Kadın, şefkatle elini adamın alnına koydu. H Eski futbolcu akşam saatlerinde biraz daha kendine gelmiş olmanın verdiği cesaretle yatağından doğrulmak istedi, başaramadı. - Lütfen hayatım, kalkman için daha çok erken... Biraz daha sabır, dedi eşi. Adam, minnet ve sevgiyle baktı karısına: - Yanımda olduğun için sağol...

- Niye böyle konuşuyorsun, tabii ki yanında olacağım. Hep olacağım. Eski futbolcu, ağrılarına, belli olmayan akıbetine ve odadaki duygusal ortama uygun bir lafı belli belirsiz fısıldadı, hızla dolan gözlerini duvara doğru kaçırarak: - Yani ben... ben gittikten sonra... evlenmez misin? Kadın kaşlarını çattı: - Susar mısın lütfen... Neler konuşuyorsun... Tabii ki evlenmem... Ay, beni de saçma sapan konuşturuyorsun... yani sen nereye gidiyorsun ki? Ben daha önce ölürsem sen evlenecek misin yani? - Böyle bir şey mümkün değil, dedi eski futbolcu. Gözlerini iyice ıslatan bu cümle, eşinin ondan önce gitme ihtimali için mi, yoksa evlenmeyeceği kararı için mi söylenmişti; ikisi de bunu tartışacak durumda değildi şimdi... H İşte bu enstantaneyi yaşayan eski futbolcu, şimdi karşımdaydı. Futbolu bırakalı yıllar geçmiş olmasına rağmen, bir çok meslektaşının yaptığı gibi, içinde bulunduğu maddi zorlukları aşabilmek için bir "anma gecesi" düzenlemişti ve davetiye satıyordu! Boğazı delikti; konuşurken ses çıkabilmek için, insana ürküntü veren o deliği işaret parmağıyla kapatıyordu.

Ben geceyi ve davetiyeyi aklımdan çıkarmış, hatta karşımdakinin bir dönemin en ünlü futbolcularından biri olduğunu unutmuş, derin derin nefes alarak ve her cümlede boğazındaki deliği kapatarak zorla anlattığı yukarıdaki hastane konuşmasına dalmıştım. - Kaç yıl geçti ameliyatın üzerinden?

- On iki. - Yaa, gördün mü, ölmedin işte. Karşılıklı olarak sözünüzü tuttunuz böylece... Gözlerini benden kaçırdı, kafasını pencereye çevirdi: - Ben tuttum da o tutamadı. - İnanmıyorum! Demek evlendi? İyi ama nasıl? Yani sen daha sağken bırakıp başkasına mı gitti? - Evet... bırakıp gitti... başkasına değil...

Anlattığına göre eşi, o ameliyattan sadece on sekiz gün sonra, bir aile kavgasının ortasında kalmış, kalp krizinden ölmüştü.

ÖNE ÇIKANLAR