Kaydet
a- | +A

Bir tarafta ligin içinden bir kulüple durup dururken birleşip, bir otobüs dolusu kadrosuyla ne olacağı, ne yapacağı belli olmayan A.Gücü, diğer tarafta da ligin son haftalarında dağılmış, saha içi, saha dışı olayları tatsız biçimde manşetlere oturmuş, dünya kulübü hedefli yüz milyon euroluk F.Bahçe.

Bu tablodan hangi takım maçı domine eder, hangi takım maçı kazanır diye dünkü maçı izlemeyen birilerine sorsanız, hiç kuşkusuz cevap tarif ettiğim ikinci takımdan yana olur.

Öyle de oldu ama nasıl oldu bir bilseniz.

F.Bahçe''nin Mehmet Topuz ile Özer kanatlı orta sahası, önünde sadece 2 golde Senecky hediyesini kullanan hareketsiz Alex ve son dakikaların avantacısı bitik Güiza ile maçı cebe indirdi.

Emekliliğini İngiltere''de bırakıp bizim futbolun içine düşen Vassel''in, Carlos''tan başlayıp, Bilica, Lugano ve Gökhan''da son bulan F.Bahçe savunma zincirini yerle bir edişi hayret vericidir.

Daha sonra, daha doğrusu 2-2''den sonra Selçuk''un oyundan alınıp rakibe çıkartılan galibiyet davetiyesi, F.Bahçe kalesinin direkleri ve de A.Gücü''nün yanlış pas kullanımıyla geri çevrildi.

A.Gücü''nün bana göre teknik direktörsüz takımı, 5''li bir orta saha ile Trabzon''daki fahiş hatasından dönmüş, maça, "Ben de varım" damgasını vuruyordu. Ama ne var ki, A.Gücü''nün giderek tükenen gücü ceza sahası içinde karambollara çanak tutmaya başlamıştı bir kere.

İşte bunlardan birinde Güiza avantayı bulup takımını öne geçirecekti.

A.Gücü''nün Vassel''siz kalmış takımı bile, yukarıda da değindiğim gibi peş peşe 3 tane golü kaçırdıktan sonra bir azizlik yaparken, bana göre kalenin içinden gol olduktan sonra çıkan top, acaba Aziz Bey''in isyanlarının karşılığı mı idi? Yani sus payı mı idi? Şimdi adama sormazlar mı, "Sen ofsaytlardan, faullerden yakınıp puanlarını kaybederken, A.Gücü için de ağlayacak mısın?"

Hani ''Birlik''te birlik olmuştunuz ya!..

ÖNE ÇIKANLAR