Kaydet
a- | +A

KRİTİK

Böyle adam olamayız ki! Ümit Özat, sevgisinden yanıp tutuştuğum bir futbolcu değil. Tanımam etmem. Sınırlı yeteneğine ve ilerleyen yaşına rağmen Fenerbahçe gibi bir takımda tutunabilme çabasına saygı duyuyorum, o kadar.

Ümit Özat sezon öncesi Abant''taki hakem seminerinde konuşurken ben de o salondaydım. Kısa bir konuşmaydı ve şunu söyledi:

"Hakem futbolcuya güven vermeli. Mesela ben, Serdar Tatlı, Mustafa Çulcu ve Bülent Demirlek 50 penaltı verse ağzımı açmam. Çünkü onlara güveniyorum."

Bu kadar basit, bu kadar kasıttan ve hakaretten uzak bir değerlendirme o kadar çok çarpıtıldı ki, Fenerbahçe kaptanı açıklama yapmak zorunda kaldı: "İsmini söylediğim 3 kişi dışındaki hakemlere güvenmediğimi söylemedim. O anda aklıma o isimler geldi, onları söyledim. Tüm hakemlere güveniyor ve saygı duyuyorum. Her şeyden önce kardeşim hakemlik yapıyor. Hakemlik müessesesini eleştirmek gibi bir amacım yok. Hakemlerin ne zor şartlarda görev yaptıklarını hem 12 yıllık profesyonel yaşamımdan, hem de kardeşimden biliyorum. Düşüncelerimin yanlış yansıtılmasına üzüldüm."

Bu açıklamaya rağmen, Fatih Altaylı sütun/santimi çok kıymetli yeni köşesinde şu tehlikeli değerlendirmeyi yaptı: "Ümit Özat istedi, MHK atıyor Sezon başlamadan önce Fenerbahçeli Ümit Özat bir panele katılmış ve ''En beğendiğim hakemler Erol Ersoy, Serdar Tatlı ve Mustafa Çulcu. Bunlarla oynamak istiyoruz'' demişti. Bu sözler üzerine de hakem camiası ayağa kalkmıştı. Ancak Merkez Hakem Komitesi Ümit Özat''ı dinlemiş ve hak vermiş olmalı ki, Fenerbahçe''nin ilk hafta maçına Erol Ersoy verildi. Bu haftaki maçlarını Serdar Tatlı yönetecek. Hayırlısı ile haftaya da Mustafa Çulcu ile oynarlar. Ümit Özat daha sonraki haftalara kimleri istiyor onu da bir zahmet söylesin. Yoksa bu sezon dönüşümlü olarak bu üç hakemle mi oynamayı tercih edecekler."

F.Bahçe''nin ilk maçını yöneten Erol Ersoy, Ümit''in saydığı isimlerden biri değil, bir. Ümit, "Bu hakemlerle oynamak istiyoruz" demedi, iki.

Fener''in üçüncü maçına Mustafa Çulcu''nun verileceğini sanmıyorum, bu da üç.

DETAY

PMS Son bir ayda arka arkaya büyük organizasyonlar izledik. Önce Akdeniz Oyunları, ardından Dünya Atletizm Şampiyonası ve Universiade... Bu organizasyonlara yüzlerce kadın sporcu katıldı. Siz hiç bu sporcular içinde başarısızlığını "kadın hastalığına" bağlayanını duydunuz mu? Bize has bir adet bu galiba!

OKUMUŞ NOT ALMIŞIM

İnönü Stadı (Engin Ardıç, İslam Teksas''ta)

"Dolmabahçe Sarayı''nın burnunun dibine stadyumu kondurup dünya zevksizlik, görgüsüzlük, rezillik tarihine geçenler sonra da Batılılar kendilerine barbar deyince çok fena alınıyorlar, "milli hislerine dokanıyor." Batı da yanılıyor elbet, buna barbarlık değil, vandallık denir!" ... "Belediye otobüslerinde, kara kayış tutamağın nikel boruda bıraktığı leke elimize yapışınca çıkmıyor, bulaşan terle karışık bin bir çeşit mikrop iliklerimize işleyecek, boş böğrümüze dirseği yiyen, binerken önümüzdekinin tabanıyla çamurlanan pantolon dizinin sahibi biziz, pabucumuzun burnundaki spor ayakkabı tabanının, yuvarlak yuvarlak, o bizi damgalı eşek gibi markalayan izi, ne kadar boyatırsak boyatalım hiç çıkmayacak!"

THE ORIGINAL

Fakirlik Zengin baba, insanların ne kadar fakir olabileceklerini göstermek için oğlunu köye götürdü. Fakir bir eski tanıdığın evinde iki gece kaldılar.

Dönüşte baba oğluna sordu:

"Yaa evlat, insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?" "Evet baba, gördüm. Bizim evde bir köpeğimiz var, onların ise dört. Bizim küçük bir havuzumuz var, onların ise sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onların yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlar ise bütün ufku görüyorlar. Teşekkürler baba... Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!"

SAHİBİ BELLİ SÖZLER "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler." (A.S.)

ÖNE ÇIKANLAR